Reklam
Bugun...
Reklam


27 Mayıs Askeri Darbesi İle Uşak'ın Bağlantısı Neydi?
Askeri Müdahaleler İle Siyasi Ve Halkın İradesine Baskı Koymuş Tüm Darbeler Demokrasinin Kara Lekeleridir. Nasıl 80 Darbesi Bu Ülkenin Geleceğine Ve Demokrasisine Vurulmuş Bir Kara Leke İse 27 Mayıs Darbesi de bir utanç lekesidir.

27 Mayıs Askeri Darbesi İle Uşak'ın Bağlantısı Neydi?
+ -

Askeri Müdahaleler İle Siyasi Ve Halkın İradesine Baskı Koymuş Tüm Darbeler Demokrasinin Kara Lekeleridir. Nasıl 80 Darbesi Bu Ülkenin Geleceğine Ve Demokrasisine Vurulmuş Bir Kara Leke İse 27 Mayıs Darbesi de bir utanç lekesidir. 

Türk Demokrasi Tarihinin Kara Lekesi Olan 27 Mayıs Darbesi De 80 Darbesi Gibi Unutulmadı!
  
 27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleşmiş ilk askerî darbedir.
37 düşük rütbeli subayın planları ile icra edilmiştir. Kritik mevziler bu subayların ellerindeki asker ve silahlarla önce ordudaki komuta kademesinin etkisiz hale getirilmesi ile ele geçirilmiştir. Sonra cumhurbaşkanı ve hükûmet üyeleri tutuklanarak, hükûmet; 235 general ve 3500 civarında subay (daha çok albay, yarbay, binbaşı) emekliye sevk edilerek, ordu; 147 üniversite öğretim görevlisi görevden alınarak ve bazı üniversiteler kapatılıp el konularak, 520 hakim ve yargıç görevden alınılarak, yargı kontrol altına alınmıştır

Kurmay Albay Alparslan Türkeş radyodan darbe bildirisini okurken tarih 27 Mayıs 1960  günlerden Cuma sabah saat 5.25 idi.. 

Alparslan TÜRKEŞ radyoda aynen şöyle diyordu: « "Sevgili vatandaşlar! Dün gece yarısından itibaren, bütün Türkiye'de, deniz-hava-kara Türk Silahlı Kuvvetleri, el ele vererek, memleketin idaresini ele almıştır. Bu hareket, Silahlı Kuvvetlerimiz'in müşterek işbirliği sayesinde, kansız başarılmıştır! Sevgili vatandaşlarımızın sükûn içinde bulunmalarını ve resmi sıfatı ne olursa olsun hiç kimsenin sokağa çıkmamalarını rica ederiz." »

İşte bu bildiriden sonra dönemin Başbakanı Adnan MENDERES, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve  (Maliye Bakanı) Hasan Polatkan idam edildi.

askeri darbeler sadece ülkemizde değil dünyada bir çok ülkede kaos, kargaşa ve gerileme yaratmıştır. 

Modern ve demokrasisi güçlü toplumlarda askeri darbeler kolay kolay yaşanmamıştır. 
 bu gün 60 darbesi ve 80 askeri darbesinin Türkiye’nin ekonomik ve siyasal anlamda gelişme sürecini geriye götürdüğünü darbeyi yapanlar bile itiraf etmiştir. . 

Uşak, Topkapı, Kayseri olayları….

27 mayıs darbe  sürecini hızlandıran olayların başında Uşak,Topkapı,Kayseri Olayları diye yakın siyasi tarihimizde kayıtlara geçen vakalar gösterilmektedir. peki neydi bu olaylar
17 Şubat 1959'da Menderes'in başkanlığında Londra'daki Kıbrıs görüşmelerine gelen Türk delegasyonunu taşıyan uçak Londra yakınlarında bir ormana düştü. Bu uçak kazasından Menderes'in yara almadan kurtulması iktidar ve muhalefet arasında bir yumuşamaya yol açsa da bu durum fazla sürmedi. İsmet İnönü büyük taarruz adlı bir geziye çıkmıştı..
29 Nisan'da İsmet İnönü Trikupis'in esir alındığı Uşak'ı "Büyük Taarruz"un ilk durağı olarak seçmiş ancak Uşak’a ulaştığında taşlı saldırıya uğrayıp, başından yaralanmıştır.
 İçişleri Bakanının emriyle İnönü'nün gezisini engelleyen Uşak Valisi İlhan Engin'e[ muhalif basın 'İktidarın "Uşak" Valisi' demeye başlamıştı. 
İnönü, Manisa ve İzmir'den sonra 4 Mayıs'ta İstanbul'a gelmiş ve Yeşilköy Havalimanı'ndan şehir merkezine giderken Topkapı'da önce trafik müdürü tarafından durdurulmuş ve sonra halkın saldırısına uğramıştı. Polisler ve askerler müdahale etmemişlerdi. Ancak o sırada Binbaşı Kenan Bayraktar'ın emriyle askerler müdahale etmiş ve İnönü kurtarılmıştı
Birçok ilde CHP-DP arasında olaylar patlak verdi. 1960 başlarında basında sansür artmıştı, gazeteler sansür nedeni ile beyaz sayfalarla çıkıyordu. Cezaevleri tutuklu gazetecilerle doluydu. 2 Nisan 1960'ta Kayseri'ye gelen İsmet İnönü'nün treni, vali Ahmet Kınık'ın emriyle durduruldu.
işte bu olaylarla patlak veren iki siyasi parti arasındaki gerilim artık vatandaşa da yansımış ve ayrışmalar başlamıştı..  

demokrasi kültürü bir türlü ülkede hayata geçirilememiş siyasi güç dengeleri gerek Adnan Menderes’in başında olduğu  iktidar gerekse İsmet İnönü’nün başında olduğu muhalefet halktan aldıkları  ellerindeki  siyasi gücü birbirlerine karşı kullanmaya başlamışlardı.. 

Devlet idaresinde yaşanan iki başlılık orduda da hissedilmeye başlanmıştı.. 

Ardından sular hiç durulmadı.. 
28 Nisan'da İstanbul'da 29 Nisan'da Ankara'da çıkan öğrenci olayları şiddetle bastırıldı.
İstanbul'da çıkan olaylarda yaklaşık 40 öğrenci yaralanmış ve İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi öğrencisi Turan Emeksiz polisin kurşunuyla öldürülmüştür. Bundan dolayı "Kanlı Perşembe" olarak anılmıştır.[  DP yönetimi bu illerde sıkıyönetim ilan etti.
 Öğrenciler hep bir ağızdan Gazi Osman Paşa'nın kahramanlığı için yazılan Plevne Marşı'nın değiştirilmiş hâli olan Olur mu böyle olur mu şarkısını söylüyordu: Olur mu, böyle olur mu? / Kardeş kardeşi vurur mu? / Kahrolası diktatörler / Bu dünya size kalır mı? diye marşlar söylediler..

5 Mayıs 1960 tarihinde, Ankara, Kızılay'da Demokrat Parti aleyhtarı öğrencilerin yaptığı protesto eylemidir. Adını 5. ayın 5. günü saat 5'te Kızılay'da gerçekleşmesinden alan eylem cumhuriyet tarihinin ilk "sivil itaatsizlik" eylemi olarak da anılır.

 DP mitingi için Kızılay Meydanı'na gelen dönemin başbakanı Adnan Menderes, bir anda kendini protestocuların arasında buldu., Menderes gençlere  “Ne istiyorsunuz?” diye seslendi..o sırada bir genç  başbakanın yakasına yapışıp “Hürriyet istiyoruz!” demişti. Menderes ise şu soruyla cevap vermişti: “Başbakanın yakasına yapışıyorsun, bundan büyük hürriyet olur mu?”

Adnan Menderes, 28-29 Nisan ve 5 Mayıs olaylarından sonra üniversite hocalarını gençleri kışkırtmakla suçlamış ve onlardan "Kara Cübbeliler" olarak söz etmeye başlamıştı...
işte bu ve bunlara benzer bir çok olay askeri darbe ile sonuçlandı.. 

Askeri darbeyi yapan milli birlik komitesinin en önemli ismi bir Uşak’lı… 

Uşak, 60 askeri darbesinde yakın siyasi tarihe sivil itaatsizlik ve taşlama olayları ile  iktidar destekçisi olarak adını geçirmiş olsa da 1960 Darbesini Yapan Adına Milli birlik komitesi denilen darbecilerin arasında 4 numaralı ve çok önemli bir görevi olan bir isim var di ki işte o isim Uşaklıydı.. 
Kara kuvvetleri lojistik başkanı olan ve en yüksek rütbeli subay olan Tümgeneral Cemal MADANOĞLU…..

26 Mayıs 1960 gecesi, Tümgeneral rütbesi ile cuntanın gerçek lideri olarak 27 Mayıs Darbesi'ni yönetti. 
Millî Birlik Komitesi Güvenlik Komisyonu'nda görev aldı. Komite üyeliği ile birlikte, Ankara Sıkıyönetim Komutanlığını da üzerine aldı.

Daha sonra Millî Birlik Komitesi üyeleri arasında çıkan ve bilhassa Cemal Gürsel ile kendisi arasında oluşan görüş ayrılığı yüzünden ve Silahlı Kuvvetler Birliği'nin kurulmasıyla ve onun sıkıyönetim komutanlığından çekilmesi istenmesi sonucu 6 Haziran 1961'de Komite üyeliği ile birlikte, Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı vazifelerinden Korgeneral rütbesindeyken istifa ederek emekli olmuştu.

1961 Anayasası sonrası ihdas edilen Cumhuriyet Senatosu'nda  kontenjan senatörü olarak Cumhurbaşkanı tarafından seçilmiş 15 üyenin içinde yer aldı.. 

1907 Uşak Eşme doğumlu olan çok iyi eğitim almış ve iyi bir asker olan Cemal MADANOĞLU 28 Temmuz 1993 tarihinde İstanbul'da yaşamını yitirdi.

Darbenin ardında gerçekte hangi güçler vardı kim destekledi kim karşı çıktı? bir başbakan ve 2 bakanı idama götüren ve Türk siyasi tarihine demokrasi lekesi olarak geçen 27 mayıs darbesi gerçekte neden oldu işte bu soruların cevapları da kendisi ile bir sır olarak kaldı.. 
1982 de basılan ve yayınlanan anılar adlı kendi anılarını kaleme aldığı kitapta Cemal MADANOĞLU’nun hayatını okuyabilirsiniz.. 

Bir başbakan ve 2 bakanın idamı ile sonuçlanan 27 Mayıs darbesi üzerinden 60 yıl geçti.
60 ve 80 darbesinden acı dersler çıkaran Türkiye artık yüz de yüz demokrasi istiyor






YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI