Reklam
Bugun...
Reklam
Reklam
Doğa Aşığı, Çevreci, Ömrünü Doğayı Korumaya Adayan Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Hasan Yüksel İle Özel Röportaj!


FEYZİ TOKAT GAZETECİ-YAYINCI-HABER AJANSI SAHİBİ
egemtv@gmail.com
 
 

 

Bize kendinizden bahsedebilir misiniz?

Uşak Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanıyım. Emekli öğretmenim. Uşak doğumluyum. Uşak’ta yaşamaya devam ediyorum.

Yaptığınız  iş hakkında bilgi verir misiniz?

İnsanların daha iyi yaşaması, daha sağlıklı yaşaması için insanları bilgilendirmek, bilinçlendirmek. Bu konuda var olan eksiklikler ile ilgili kamuoyu oluşturmaktır. Derneğimizin asıl amacı da budur. Çünkü insanlar hava olmadan, su olmadan, yeterli besin kaynağına ulaşmadan ve bunlara temiz sahip olmadan yaşama şansı yoktur. Bu her canlı için başta insan olmak üzere doğada yaşayan tüm canlılar için önemlidir. Dolayısı ile bu konuda var olan eksiklikleri daha iyiye götürebilmek, bu konuda kamuoyu oluşturmak bizim hedefimizdir. İnsanları belli bir bilgi düzeyinde bilinç düzeyine ulaştırmak genel hedefimizi oluşturmaktadır.  


Yaptığınız işi tercih etmenizin özel bir sebebi var mıydı? Bu tercihinizden hiç pişmanlık duydunuz mu?

Hayır. Kesinlikle bu konudaki tercihim benim çocukluk yıllarıma gençlik yıllarıma kadar yansır doğa sevgisi, insan sevgisi. Hümanist yapım çocukluk dönemime kadar yansır. Ve ben genel anlamda değer yargılarımı çocukluk ve gençlik dönemi ile yaş 60’ın üzerine geldi, çok değiştiğinin farkında değilim. Ben örneğin 19 yaşımda köyde bir ağaçlandırma kampanyasını birebir başlattım. Ve o dönemde başarıya ulaşamadım ama daha sonra o alanı tekrar ağaçlandırarak böyle bir faaliyet içerisine geçtik. Benim köyüm kırsal bir köy iken şu an bir orman köyü niteliğini kazandı. Bunlarda emeğim çok fazladır. Yani yerel anlamda söz ediyorum çalışmalarımdan veya 25 yıldır Çevre Gönüllüleri Derneği içerisinde TEMA’da çalışmanın ötesindeki çalışmalarımdan söz ediyorum. Ve ben branş olarak da coğrafya öğretmeniyim. Bunun da doğayla doğrudan bir bağlantısı bulunmaktadır.  
 
Yaptığınız işin size göre olumlu ya da olumsuz yönleri nelerdir?

Yaptığımız işin olumlu yönleri elbette insanları bilgilendirmek, bilinçlendirmek güzel bir şey. İnsanlar eğer ayağını bir çukura atıyorsa, çukura attığında karşılaşabileceği güçlükleri söylememiz açısından önemli.
Ancak olumsuzluklara gelince; insanlar çıkar uğruna yapmayacağı şeyler yok. Çok basit parasal maddi çıkar uğruna insanların yaşamını tehlikeye atabilecek bir yapıya sahip. Böyle bir egoya sahip. Asıl bizler için tehlikeli olan unsur bu. Halbuki biz şunu çok iyi bilmek zorundayız: Evrende, doğada bir eko sistem diye olay vardır. Bütün canlıların birbirine ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaç içerisinde onlar doğada denge dediğimiz unsurunda temek ögelerini oluştururlar. Ve bir zincirin halkası gibidir. Eğer siz insan olarak bu halkanın bir bölümünü veya halkanın bir zincirini oradan koparıp atarsanız orada eko sistem diye bir şey kalmaz. Artık biri diğerinin aleyhine gelişir. Ama bütün canlılarda insan dışında ekosistemi yok edecek bir unsur söz konusu değildir. Canlılar sadece kendine yetebilecek kadar olanı yer, bu da doğada dengeyi sağlar. Hiçbir zaman bir avcının veya bilinçsiz bir avcının tümüyle doğayı yok etmesi gibi hiçbir zaman düşünmezler. Bunlarda maalesef olumsuz değer yargıları. Öte yandan gelişeceğiz, kalkınacağız diyerek içerisinde bulunduğumuz havamızı, suyumuzu, doğamızı ve bize hayat veren toprağımızı yok etme kirletme savaşı da hala devam etmektedir. Bunlar çok rahat önlenebilinecekken, bizler kesinlikle sanayileşmenin karşısında değiliz ama sanayileşirken de doğanın bir parçası olmak noktasındayız. Örneğin Murat Dağı’ndan gelen veya Elma Dağ’dan gelen, Kızıl Dağ’dan gelen 9 Sele Çayı’nı biz tertemiz olarak Ege Denizi’ne akıtmak noktasındayız. Ama Uşak’a geldiğinde sanayileşme uğruna, evsel atıklar uğruna mahvetmişiz ondan sonra devam edip gidiyor kirlilik. Bütün bunlar nedir? Hastalığa kaynaklık eden unsurların da oluşmasına neden olmaktadır. Hem bizim temiz suya ulaşma olanağımızı güçleştirmektedir hem de doğamızı kirletmektedir. Kim yapıyor bunu? 
1 Evsel atıkları bir kenara atanlar.
2 Sanayideki insanlar.
Sanayi elbette olacaktır. Bir tekstil sanayimiz, bir pancar sanayimiz, bir şeker sanayimiz ve buna dayalı birçok sanayimiz olacaktır. Ama sanayimizin çevreyi kirletme gibi bir lüksü yoktur. Bugün teknoloji onların kirlettiğini temizleme gücüne sahiptir. Eğer onu üretecek unsurlar içerisine artık siz doğayı kirletmeyecek unsurları da eklemek zorundasınız. Böyle bir yükümlülüğünüz var. Ama günümüzde nedir konu.. İşte 300, 500 insan çalışıyor. Böyle bir kaynak sağlıyor vs. . Doğamız gidiyor! Öyleyse ne yapmamız gerekiyor? Bunun da tedbirini devlet olarak almak zorundayız. Çünkü devletin en önemli görevi bizi iyi yaşatmak, temel ihtiyaçlarımızı karşılatmaktır. Dengeyi oluşturmaktır. Maalesef bugün  denge sanayi adına olumsuzluklarla karşılaşmakta ve maalesef toprağımız , bağımız ve birçok üretim araçlarımızda, üretim alanlarımızda bu şekilde yok olup gitmektedir. Besin bakımından dünyada 7 ülkeden birisi olarak övündüğümüz halde bügün 150’nin üzerindeki ülkeden tarım ürünü satın almaktayız. Bunların içerinde geçen günlerde kulağımıza geldi. Zeytin ve zeytin yağı da dahil edilmektedir. Bu ülkemiz açısından utanç verici, geleceğimiz açısından da oldukça kaygı verici bir unsurdur. 

 Eğitim hayatınız ile ilgili bilgi verebilir misiniz?  

İlkokulu köyümde okudum. Uşak Ulubey Külçe Köyü’nde. Ortaokulu Ulubey ortaokulunda, liseyi Uşak Lisesi’nde okudum. 1972 Uşak Lisesi mezunuyum. Konya Selçuk Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler bölümünü bitirdim. Lisans tamamlamada Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nde lisansı tamamlayarak Coğrafya Bölümünden mezun oldum. Eğitim hayatım bu şekilde devam etti. 1978 yılında öğretmenlik görevime Kayseri Sarıoğlan  Yerlikuyu Ortaokulunda başladım. Diyarbakır, Uşak’ta Ömer Bedrettin Ortaokulu’nda görev yaptıktan sonra 1994 yılında Uşak Anadolu Lisesi o gün ki adıyla daha sonra Uşak Orhan Dengiz Anadolu Lisesi’nde görev yapmaya devam ettim. 17 yıl da orda görev yaparak 2011 yılında emekliye ayrıldım. Evliyim. İki çocuk babasıyım. Üç torun sahibiyim. 

Herkes üniversite okurken gelecek için bazı hayaller kurar. Bu dönemde sizin hayaliniz neydi?    

Elbette hayallerim vardı. Öğretmen olacak kişi öğretmenliği kendisine sindirmesi gerekiyordu. Öğretmen rol modeldir. Öğretmen en iyisi olmak zorundadır. Öğretmen sokağa çıktığında davranışlarına düzen vermek zorundadır. Biz bu eğitimi aldık. Ve bu şekilde yaşamaya devam ettik. Çünkü bir ortaokul öğrencisine, bir lise öğrencisine idol olmak zorundasınız. Benim de örnek aldığım öğretmenlerim vardır. Ve o öğretmenler gibi olmak elbette idealimdir. Ve bu konuda çalışmalarımız devam etti. Kendimi yetiştirmeye önem verdim. En iyiyi, en güzelini yapmaya gayret ettim. Bulunduğum konumu en iyi şekilde değerlendirmeye çalıştım. Elime geçen fırsatları en iyi şekilde değerlendirdim. Lisans tamamlama fırsatı doğunca ilk yıl hemen tamamlayıp bitirdim. Onun ötesinde en iyi okullarda, en iyi şekilde görev yaptım. Orhan Dengiz  Anadolu Lisesi’ne geçtiğim dönemde Uşak’ın en güzide okuluydu. Orada da görev yaptım. Alnımın akıyla da görevimi tamamladım.

Yaptığınız iş ile ilgili bir şeyleri değiştirme fırsatınız olsaydı neleri değiştirirdiniz?

İnsanların düşüncelerini değiştirirdim. İnsanın egosunu tatmin edebilecek ne varsa onları değiştirmek isterdim. Tüketici toplumu olmaktan tamamen uzaklaştırırdım. Çünkü bizim bu anlayışımızın doğaya baskı olduğunu düşünüyorum. Doğanın herkese yetebileceği kanaatindeyim. Hindistan’ın kurucusu Mahatma Ghandi’nin bir söz vardır: Güçlü olduğunda İngiltere gibi olmak ister misiniz? Hayır, kesinlikle İngiltere gibi olmak istemem. Çünkü İngiltere bugün İngiltere olabilmek için ki güneş batmayan bir ülke olarak değerlendirir. Dünyanın yarıdan fazlasını sömürerek buraya gelmiştir. Halbuki o sömürdüğü kaynaklarda insan dışında diğer varlıkların da hakları  vardır. Dolayısı ile ben böyle bir şeyi kabul etmem. Bu düşünceyi aynen benimserdim. Bunları yapmaya çalışırdım. 

Bu mesleği seçecek kişiler için tavsiyeleriniz neler olacak? 

Çevre Gönüllüleri Derneği’nde çalışacak kişiler için, bizim ideolojik saplantımız yok bunu belirteyim. Çünkü bugün ideolojik en sağdan en sola kadar insanlara yeteri kadar temiz hava, yeteri kadar su, yeteri kadar besin herkese ihtiyaçtır. Eğer burada yapılacak olan bir olumsuzluk, örneğin Murat Dağı’nda siyanürle altın arama çalışmaları yapılmaktadır. Ve bu çalışmalar sonucunda Uşağın yüzde yüz suyu da Murat Dağı kaynaklıdır. Uşak’ta yaşayan herkes bundan nasibini alır. Ben bundan ne kadar yararlanıyorsam, ne kadar zarar görüyorsam benim dışımda Uşak’ta yaşayan 200.000 insan da bundan aynı şekilde etkilenecektir. İnsanların bilinçli olması gerektiğini düşünüyorum. Ve var olan değerlerine sahip olmasını diliyorum. 

Büyük kararlar alırken kimlerin düşüncelerini dinlersiniz ve nelere dikkat edersiniz?

Bireysel karar kesinlikle almam. Düşüncelerimi lanse ederim. Karar ev ortamı ilgili ise aile bireylerinin düşüncesi hakim olur. Okulda idarecilik de yaptım. İdare ile ilgili bir kararsa bütün idarenin ve öğretmenler kurulunun kararını beklerim. Eğer bu çevre konusu ile ilgili ise konun muhatapları ile mutlaka istişare yaparım. Ve o kararları öyle alırız. Yani bireysel bir karara kesinlikle imza atmam. Dolayısı ile hata payımızı da yanlış payımızı da bu şekilde en aza indirmiş oluruz. 

Hayattaki en büyük korkunuz nedir? 

Doğa ayağımızın altından kayıp gidiyor. Göz göre göre, söyleye söyleye  kayıp gidiyor doğa ve Türkiye Cumhuriyeti. Kaygılarım özellikle bugün için. Bunu açmak gerekirse Türkiye Cumhuriyeti yaklaşık 100 yaşında. Ve yüz yıldır yedi düvele karşı mücadele ederek getirdik ve demokrasiyi özümsedik. Ancak son dönemde yapılan çalışmalar en büyük kaygımı oluşturmaktadır. Demokrasi ve Cumhuriyet elimizden kayıp gitmektedir. İşte komşu devletlerde de görüyoruz zaman zaman. Orada emperyal güçlerin etkisi ile de haklı gerekçeleri göz önüne sererek ülkemizi, o ülkeler bölündü. İşte 80’li yıllardan bu yana Irak parçalandı, Suriye’nin 5 yıldır ne hale geldiği belli, Arap Baharı ne hale getirdiği  belli . Şimdi sıranın nereye geldiği konusunda da kaygılarım var. Çünkü şu an ki bulunan ortam buna müsait konuma getirildi. Devleti  yönetenler, ülkeyi, insanları tam anlamı ile ikiye böldüler. Siyah beyaz gibi arada flu bir ortam bırakmadılar. Bu da kaygılarımı oluşturuyor. Tabi kaygılarımı oluştururken de ülkenin yok olması ile ilgili, ülkenin içerisinde bulunduğu tehlike ile ilgili, karşılaşabileceği durumlarla ilgili. Gerçi biz bir daha Kurtuluş Savaşı veririz öyle bir ortam olursa. Bizler Iraklıların yaptığı gibi, Suriyelilerin yaptığı gibi ülkemizden kaçmayız. Ve bu ülkede nasıl Çanakkale Savaşı’nı verdi isek, nasıl Dumlupınar’da mücadele etti isek, nasıl Trakopis’i Uşak’ta yakaladıysak o gün günü geldiğinde de o mücadeleyi bu ülkenin evlatları vereceğini inanıyorum.  

 

Herkes doğal yaşamın güzelliğinden bahseder ve o hayatı yaşamak ister. Peki siz bütün işlerinizi bırakıp doğal yaşama dönmek ister misiniz?

Doğal yaşamaya özen gösteren bireyim. Yediğim içtiğim ile doğadan en fazla yaralanmak isteyen birisiyimdir. Fırsat bulduğumda doğal olarak gezer, doğal yaşamın içerisinde olur. Her yıl örneğin Murat Dağı’nda zirvelere  çıkan birisiyimdir.  

Hayat felsefeniz var mı? Varsa nedir?

Kendime yetecek kadar havaya, suya, besine ve temel ihtiyaçlarıma sahip olmak. Ve bunun dışındakileri kullandıklarımı bir müsrif olarak gören bir yapım vardır. Ve buna özen gösteririm. Tek tarafı kullanılmış bir kağıttan en iyi şekilde faydalanmaya çalışırım. Eğer kağıdın arkasını kullanmadan çöpe atıyorsam burada benim bir yanlışım vardır. İki tarafını kullanmak yetmez geri dönüşüme gönderilir. Bu benim yıllardır hayat felsefemdir. Okulda öğrencilerime 3. sınıf kağıt kullanmalarına özen gösterirdim ve kendim de ondan kullanırdım. 

Vazgeçemediğiniz alışkanlıklarınız nedir?

Kötü alışkanlıklarım yok. Hümanist bir bakış açım vardır.

Hayatta ki  en büyük dileğiniz nedir? Gerçekleşti mi? 

İnsanların sağlıklı, huzurlu şekilde ve barış içinde yaşamaları. 

Müzik dinlemeyi sever misiniz? Ne tür müzik dinlemekten hoşlanırsınız?

Türk Halk Müziği dinlemeyi severim. Özgün müzikler daha çok. Ruhi Su idolümdür. 

 





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI