Reklam
Bugun...
Reklam
ADAM KAZANDI KARDEŞİM


Mesut GENCER Tv Yorumcusu Gazeteci Yazar
egemtv@gmail.com
 
 

ADAM KAZANDI KARDEŞİM

         Kritik bir seçimi daha geride bıraktık. Ülkemiz için en güzel tarafı ilk turda seçimlerin tamamlanması oldu. Hiç siyaset mühendisliği yapmayacağım zaten buna da gerek yok zira ortada sonuçlar var ve sonuçlara dair değerlendirmelerim olacak.

Demokrasilerin vazgeçilmezi güçlü kaliteli muhalefet yapısıdır. Hiç kimseyi benim gibi düşünmeye zorlayamam buna hakkım yok. Zaten benim gibi yada ben senin gibi düşüneceksek ikinci bir ben yaratma girişiminde olacaksak dünyaya ilk insan Adem yeterdi. İnsanlığın üremesine ve çoğalmasına gerek kalmazdı. Fikirlerimizi medeni ve yapıcı olarak özgürlük alanımız içerisinde söyleyelim. Farklı fikirlere saygı duyalım ki bize de saygı duyulmasını bekleyelim. Birbirimizi eleştirelim kırmadan dökmeden. Demokrasiler de aynı zamanda kazanan ve kaybeden tarafların olması doğal. Muhakkak ki her iki tarafta kendi iç yapıların da değerlendirmelerini yapacaklar ve önümüzdeki sürece dair çalışmalarını bu yönde sürdüreceklerdir. Olması gerek de bundur. Yazımı bu güne bırakmamdaki sebep siyasi aktörlerin yapacak oldukları açıklamaları bekleyip sandıktan aldıkları mesajları nasıl yorumlayacakları beklentisindendir.Tek tek siyasi aktörlerin söylemlerini değil ama değerlendirmlerindeki satır aralarından aldıklarımla bende naçizane görüşlerimi siz değerli okurlarımla paylaşacağım.

Öncelikle dikkatimi çeken son dönemlerin en tartışmasız seçim sonuçlarıyla karşı karşıya olduğumuzu ve ilk kez bir adayın sayın İnce’nin açık ara fark var sonuçları kabul ediyorum söylemi oldu. Akabinde sayın Kılıçtaroğlu’nun da her ne kadar kerhende olsa sonuçları kabul ettiğini ve ilk kez oylar çalındı safsatasının arkasına saklanmadığını gördük. Tabi ki diğer satır aralarından dikkatimi çeken mesajlarını da yorumlayacağım. Cumhurbaşkanı sayın Erdoğan açık ara fark olmasına rağmen balkon konuşmasının zamanlamasında daha temkinli oldu. Verdiği mesajlar zaten olması gereken ve yeni sistemin tam anlamıyla yapılanma sürecinin en hızlı şekilde yapılarak hep birlikte Türkiye’yiz söylemi ile öncelikli atılması gereken adımların zaman kaybetmeden atılacağını ve zaten sürdürülmekte olan yönetimin, yatırımların daha hızlı ve etkili olarak devam ettirileceği mesajı oldu. Önümüzdeki süreçte sayın Erdoğan’ı ve yeni meclisi bekleyen zorlu bir o kadar da yoğun çalışma temposu bekliyor.

Mhp Genel başkanı Devlet Bahçeli ise barajı aşamayacak ve onun için ittifaka sığındı kendisini kurtardı söylemlerine ve beklentilerine hem barajı aşarak hem de bir önceki döneme göre milletvekilliği sayısını artırarak meclise girerek ve aynı zamanda da Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turda tamamlanmasıyla çok net somut mesaj vermiş oldu. Değerlendirme konuşmasında ise Cumhurbaşkanlığı sisteminin tam anlamıyla kurumsallığını oturtması için 16 Nisan referandum öncesinde başlayan ittifakın devam edeceğini mecliste kilit parti olarak problem çözen ülkenin önünü açan siyasetlerini sürdüreceklerini ifade etti.

İyi parti Genel başkanı sayın Akşener ise partisi barajı aştı ancak kendisi partisinin aldığı oyu yakalayamadı. Buna rağmen merkez parti ihtiyacına karşılık olduklarını ifade etti. Bunu zaman gösterecek zira ilk kez girmiş oldukları seçim ve izledikleri politikalar bunu belirleyecektir.

Hdp ve Selahattin Demirtaş açısından baktığımızda ise kendisinin aldığı oy oranı ile partisinin aldığı oy oranı değerlendirildiğinde, özellikle kürt seçmeninde karşılık bulamadığı bölge oylarından net olarak anlaşılıyor. Ülkeyi kaosa sürüklemek isteyenlerin projenin bir parçası olarak Akparti’nin meclisteki temsil gücünü düşürmek için batıdan Hdp’ye hangi zihniyetten yada taraflardan destek geldiği açık ve net. Milletin akıllarında ve tarihin sayfalarında ülkeyi sıkıntıya düşürecek bu tür hamleler ve oyunlar bugün olduğu gibi yarın da yerini alacaktır. Arkasını bölücü hain terör örgütlerine dayayarak Kürt halkının temsilcisi olunamayacağı gibi Türkiye partisi olunamayacağı bilinmelidir.

 Bu bağlamda hükümetin bölgede uygulayacağı devlet politikası acilen revize edilmeli. ( önümüzdeki yazılarımın bir tanesini tam olarak bu konuya ayırarak sizlerle  düşüncelerimi paylaşacağım.)

         Sayın İnce ise seçim gecesi bir tv’de seçim özel programı sunucularından bir tanesinin mesaj yoluyla sormuş olduğu soruya yine aynı yolla “adam kazandı kardeşim” cevabını vererek sonuçları ilan etmiş oldu. Basın açıklamasında ise kampanya sürecinin aksine sonuçları itibari biraz daha tecrübe kazandığı her ne kadar ince dokundurmalar yapsa da basın önünde partisine yönelik soruları ısrarla redderek polemiğe girmedi. Ancak seçim günü yapmış olduğu seçim büroları ve Ysk’nın önüne seçmenlerini çağırması ise bir kaos ortamını oluşturma gayretlerinin varlığıdır. Bundan sonraki süreçte partisi ile arasındaki 8 puanlık farkı en iyi şekilde kullanarak ve 81 ile teşekkür turuna çıkacak olması Chp’nin başına geçme gayretlerinin açık mesajıdır. Tabi bunu da zaman gösterecek. Seçimin sonuçlarını kabullenmesi rakibi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı arayıp kutlaması ise incelik ve erdemdir.

         Chp Genel başkanı sayın Kılıçtaroğlu ise milleti şaşırtmadı. Kendisinden beklendiği gibi kendisine yakışan davranış ve değerlendirmelerde bulundu. Kendileri dışında sayın  Erdoğan’a karşı kendi algısındaki demokrasi tanımıyla destek olduklarını açıkça ifade etmekten çekinmedi. Hdp ve İyi parti’ye vermiş oldukları destekleri kadar ne yazık ki kendi Cumhurbaşkanı adayları sayın İnce’ye vermediler. Hatta kendi partisine bile çalışmadı zira kendi partisinin oy artışını isteyen bir lider rakibi olan hatta arkasını bölücü terör örgütlerine dayayan Hdp’ye oy yönlendirmesinde bulunmaz. Chp’li seçmenlerin bir bölünün destekleriyle barajı aşan Hdp ortada dururken nasıl olurda Chp Genel başkanı meydanlara çıkıp kendi partisine oy isteyebilir ki ? Bu yaşananları Chp’li ulusalcı vatanperver seçmenler değerlendirmeye almayacak mı zannediyorsunuz? Atatürk’ün kurduğu Chp’nin nasıl olurda göz göre göre kendi içerisini boşaltmasına ve yine bu partinin nasıl olurda bölücü terör örgütlerine arkasını dayayan parti ile yan yana nasıl durabilir? Elbette ki bunlar sorgulanacaktır sorgulanmalıdır da. Kazananın kendileri olduğunu ifade ettiğinde önce düşündüm hangi mantığa dayandırarak bu söylemi kullanabiliyor diye sonrasında düşününce sayın Erdoğan’ın” kazanan Türkiye’dir, kazanan seksenbirmilyondur” sözü aklıma geldi. Olsa olsa bu açıklamaya istinaden sayın Kılıçtaroğlu’da seksenbirmilyonun içerisinde olan birey olarak kendisinin kazandığını ilan etmesini gülerek karşıladım ve kendilerini bu anlamda bende kutluyorum. İşin en önemlisi ise derdinin ülke olmadığını kutuplaşmayı derinleştirecek Cumhurbaşkanı sayın Erdoğan’a yönelik sarf ettiği cümlelerinde net olarak anlaşıldığı gibi bu partide koltuk sevdalılarına yer yok diyerek sayın İnce’yi hedef tahtasına koymayı ve kendi koltuğunu muhafaza etme telaşı içerisinde olduğunu gördüm.

         Değerli okurlarım seçim sonrası siyasi aktörlerin değerlendirmelerini bende satır aralarıyla değerlendirmeye çalıştım. Özellikle Chp’ye dönük yapmış olduğum değerlendirmelerimde demokrasilerin vaz geçilmez unsuru muhalefetin varlığı etkili ve kaliteli politikalar üretmesiyle vücut bulacağı inancımdır. Bir ülkede Ana muhalefet partisinin lideri Cumhurbaşkanına diktatör diyorsa önce kendisini ve komunu sorgulamadır. Zira bir ülkede diktatörlüğe gidiliyorsa bunun en büyük sorumlusu muhalefet ve ana muhalefet olduğu bilinmelidir.

         Seçim sonuçlarının ülkemize milletimize hayırlı olmasını dilerim.

         Saygılarımla…

 

 

                                                                                     Mesut GENCER





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI