Reklam
Bugun...
Reklam
Reklam
PARTİLİ CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİNE MERHABA


Mesut GENCER Tv Yorumcusu Gazeteci Yazar
egemtv@gmail.com
 
 

57 yıllık aradan sonra yeniden partili Cumhurbaşkanlığı dönemine geçildi. Cumhuriyetin ilanından bugüne kadar sistem tıkanıkları ara rejimlerle ihtilal hükümetleriyle aşılmaya çalışıldı.Belki gün kurtarıldı ancak demokrasinin askıya alınması anayasanın ortadan kaldırılması ile pek çok kayıpları ve acı tecrübeleri beraberinde yaşadık. Milli politikalar üretmek yerine dışa bağımlı her ara rejim yönetimiyle beraber vesayet üzerine yeni vesayetler eklendi.

1938 sonrasında Cumhurbaşkanlığı makamı icra makamından rica makamına, temsil makamına dönüştürüldü.Öncelikli ve asli görevi iç ve dış tehdit unsurlarına karşı vatanın bölünmez bütünlüğünü korumakla yükümlü olan silahlı kuvvetler siyasetin ve yönetimin merkezinde yer aldı.Bu sebepledir ki asker kökenli Cumhurbaşkanları iş başına getirildi. Demokrasinin üzerinde süngünün gölgesi hiç eksik olmadı.Öyle ki 1982 anayasasına geçici 1.madde eklenerek anayasa referandum oylaması ile Kenan Evren Cumhurbaşkanı oldu. Devletin yapısı,siyasetin yapısı yeniden dizayn edilerek millet iradesi ortadan kaldırıldı. Millet ile devlet arasına kalın duvarlar örüldü.Millete rağmen yönetim sistemi uzun yıllar hüküm sürdü.Bu süreçte vesayet odakları farklı hallerde vücut bulsada değişmeyen tek gerçek vesayetin varlığı ve ülkemizin sömürülmesi oldu. Köklü ve asil mazisi olan devletimiz ve milletimiz yeniden doğrularak ayağa kalkması gerekiyordu.Bunun için sistem değişikliği kaçınılmaz hale geldi.16 Nisan referandumu ile değişimin ilk adımı atıldı. Değişen anayasa maddeleri gereği 2 Mayıs itibari Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan kurucusu ve lideri olduğu Akparti’ye üyeliğini gerçekleştirerek 21 Mayıs’ta olağan üstü genel kongre ile yeniden Akparti genel başkanlığına seçildi.Bu değişimle beraber 57 yıl aradan sonra partili Cumhurbaşkanı ile yola devam süreci başlamış oldu.

Referandum öncesi değişime karşı olanlar tek adam rejimine geçildiği söylemleri ile vesayetin hamiliğini yapmaktan geri kalmadılar.Aslında bunu yaparken kendi tek adamlık dönemlerinin foyalarını ortaya koyduklarının farkına bile varamadılar. Oysaki bu bir sistem değişikliğidir.Cumhurbaşkanı seçmek demek doğrudan hükümeti seçmek demektir.Bu değişiklikle beraber geçmişin olumsuzluklarından arındırılmış bölgesinde lider dünyada itibar kazanmış yeni Türkiye’yi milletle beraber kurmak ve yönetmektir.Bu durumda şu sorulara cevap aramakta fayda görüyorum.

Demokrasinin daha işlevsel hale gelmesinden,

ekonominin gelişmesinden,

yatırımların hızlandırılmasından

ve daha da önemelisi vesayetten kurtulmaktan

kimler rahatsız oluyor?

niçin rahatsız oluyorlar?

Korkuları nedir?

Milletle aralarına duvar örenlerin millete rağmen yönetime geçemeyecek olmaları olabilir mi ?

Devir değişti artık.Sıkıştığınızda orduyu millete karşı göreve çağırma dönemi kapandı. Hükümet kurabilmek için millet nezdinde % 50+1 kradiniz olmadan %20’lerle hükümet olma imkanı kalmadı artık.Milletle barışmadan,gönülden gönüle giden yolları açmadan,15 yıldır yapılan icraatların dahi hayalini kuramazken ve bunların üstünde projeleriniz olmadan hükümet olamazsınız azizim olamazsınız.

Hedefe dönük değişim ve gelişim kaçınılmazdır.Değişmeyen tek gerçek değişimin kendisidir.

                                                           

                                         SİTE NOTU..YAZILARIN HUKUKİ VE İDARİ,TELİF VB TÜM SORUMLULUGU YAZAR A AİTTİR,SAYFALAR AÇILIR SAYFALARDIR.SİTE DEN BAGIMSIZDIR.YAZIDAN DOLAYI SİTE SORUMLU TUTULAMAZ.                                                                                              Mesut GENCER

 





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI