
Toplantıya Ali Karaoba, Cumhuriyet Halk Partisi Uşak İl Başkanı Celalettin Çoban, İl Genel Meclisi Başkanı Kadir Uslu, CHP Merkez İlçe Başkanı Ümit Akbel ile il ve ilçe yönetim kurulu üyeleri katıldı.
CHP Uşak Milletvekili Dr. Ali Karaoba yaptığı açıklamada, “Büyük liderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirlerini korumak ve yüceltmek için var gücüyle çalışan tüm üyelere ve Divan Başkanı Arif Güvenir’e teşekkür eder; göreve devam eden Başkanımız Ertuğrul Ayhan’a başarılar diler, yeni yönetimin Atatürkçü Düşünce Derneği ve şehrimize hayırlı olmasını temenni ederim.” ifadelerini kullandı.
Divan Başkanı Arif Güvenir yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:
"Ülkemiz kritik bir süreçten geçmektedir. Gazze’de dünyanın seyirci kaldığı soykırım, komşumuz Suriye’de yaşanan gelişmeler İsrail’in elini güçlendirmiş, neredeyse sınır komşumuz yapmıştır.
Ulus Devletlerin bir yandan İsrail’in güvenliği için tehdit olduğu, diğer yandan da Emperyalizmin başını çeken ABD’nin enerji kaynaklarına erişimini engellediği iddialarıyla, demokratik, laik, vatanı ve milletiyle bölünmez, üniter, tam bağımsız Türkiye Cumhuriyetinin, değiştirilip dönüştürülmeye çalışıldığına tanık oluyoruz.
Yıllardır sürdürdükleri sinsi planlarını, yavaş yavaş haşlanan kurbağa misali, milletimizi alıştıra alıştıra, gözlerimizin içine baka baka hedefledikleri Anadolu Federe İslam devletini kurmaya çalışmaktadırlar. Nihayi hedef yüz yıl önce Kurtuluş Savaşının kazanılıp imzalanan LOZAN ANTLAŞMASIYLA, yırtıp tarihin çöp sepetine atığımız SEVR ANTLAŞMASI’yla çizdikleri, parçalanmış bir ANADOLU coğrafyasıdır.
Bu planlarını hiçbir zaman gizlemediler. CIA'ın Türkiye ve Orta Doğu istasyon şefilerinden Graham Fuller ‘’ YENİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ’’ adını verdiği 80 sayfalık kitapta hedeflerini açık açık yazmıştır.
Kitap üç konu üzerine yoğunlaşmıştır.
1-Atatürk ilkeleri yeni Dünya düzeni ile ölmüştür, Kemalizm miadını doldurmuştur, ulus-devlet dönemi bitmiştir. “Türkiye Atatürk’ten koparılmadıkça, bölünemez”
2-Osmanlıcılık: Türkiye Osmanlı gibi çok kültürlü, çok dinli, çok ırklı ve çok hukuklu bir yapıyı benimsemelidir.
3- Federal yapıyı sağlamanın yolu, Türkiye’nin Yeni Dünya Düzeni içinde üstleneceği ILIMLI İSLAM modelidir demektedir.
Graham FULLER, bu kitabı ile "Yeni Türkiye" deyiminin isim babası olmuştur.
Bu gün ABD Büyük elçisi TOM BARRAK’ ta benzer görüşleri şöyle ifade etmektedir.
“Türkiye için en doğrusu Osmanlı devlet düzeni ve millet sistemidir” “Bölgedeki ulus devletler İsrail için tehdittir” . “Hazar petrol ve doğalgazına ulaşamıyoruz. 1919’dan beri (Ulusal Bağımsızlık Savaşımızı kastettiği ortada) ulus devletler bizi engelliyor” demektedir.
İlk girişimlerini 2002 yılında yaparlar. Ecevit Hükümetinden Irak’ın işgaline yardım isteyen ABD hayır yanıtı alır ve Türkiyeye operasyon çekmeye başlarlar.
Geriye Anadolu Ferdere İslam Cumhuriyetini şekillendirecek Anayasa değişikliğini yapmak kalıyor.
Bunun nasıl yapılacağını, 15 Ekim 2007 Yılında Amerikan Ulusal Dış Komitesi adına kaleme alınan David L.Philips’in imzalı makaleden öğreniyoruz.
Makalede Özetle;
-Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sivil iradeye bağlanmasını,
-Ulus Devlet yanlısı kurumların güçsüz bırakmak için çalışmalar yapılmasını ( TSK’daki Atatürkçü subayların, ADD ve ÇYDD Başkanlarının başına gelenleri düşündüğümüzde ne kadar başarılı olduklarını gördük.
- PKK’nın tasfiyesi için; Avrupa İnsan Hakları sözleşmesine uyumlu olarak azınlık haklarının anayasada tanımlanarak kurumsallaştırılması gerektiğini,
- PKK’LI teröristler için af kanunu çıkarılmasını, şehit aileleri ve halkın tepkisini azaltmak için anayasa değişikliğinin zamana yayılarak ‘’Topluma Kazandırma ‘’ süreci adı altında yürütülmesini,
-DTP’ nin ( bu günün DEM PARTİSİ ) muhatap alınarak PKK’nın temsil görevini üstlenmesi gerektiği, tüm siyasi partilerin sürece katılmasının sağlanacağı yazılmıştır.
Proje medyaya açılım süreci olarak sunulacak, işbirlikçi STK’lar ve medya aracılığı ile Türk milletini ikna etmek için yoğun algı operasyonu başlatılacaktır.
Eğer Kürt Sorunu demokratik anayasal çözümü gerçekleşmez, Demokratik özerklik olmazsa bir kalkışma olacağını, topyekün savaş dönemi başlatılacağı belirtilmektedir.
Türk toplumu ‘TOPLUMSAL, SİYASAL ve EKONOMİK İSTİKRARSIZLAŞTIRMALAR’la boğuşacak, bu durum giderek yoğunlaşacak, iç savaşlar ve bölgesel savaşlarla ekonomik yaptırımlar hayata geçirilerek, uzun vadeli karmaşık stratejilerle değişim zamana yayılacak denmektedir.
Adeta ülkemiz açıktan tehdit edilir.
Son aşama Türksüz Anayasadır. 2007’deki bu planın ardından açılım Süreci 2009 Habur rezaleti ile başlayıp, Oslo görüşmeleriyle davam etti. Çıkarları çatışan gruplarca bilgiler sızdırılınca devletin gizli saklı Katil Öcalan’la görüştüğü ortaya çıktı ve açılım süreci sonuçsuz kaldı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’de PKK lideri Abdullah Öcalan’a, örgütü lağvetmesi koşuluyla, "Umut hakkı için başvurması ve TBMM’de DEM Parti Grup Toplantısı'nda konuşması" için çağrı yapmasıyla yeni süreç başlar.
Kurucu Önder statüsüyle açıktan muhatap alınan terörist Başının ayağına, Gazi Meclisin temsilcileri giderek görüşmüş olması, algı operasyonlarıyla milleti tepkisizleştirme konusunda nasıl başarılı olduklarının açık göstergesidir.
Anayasa değişikliği ile çıkarılacak bir af yasası ve umut hakkı sonrası, Öcalan’ın DEM Parti Genel Başkanlığına seçilip Türkiye Büyük Meclisine gelerek, Devlet Bahçeli’nin hayal ettiği gibi, DEM grubunda konuşma yapması olasılıklar arasındadır.
Terörsüz Türkiye söylemleriyle, kurulan Komisyonla, Graham Fuller ve David philips’in söyledikleri gibi Osmanlı benzeri Ilımlı İslam devletinin anayasal alt yapısı mı ? hazırlanıyor sorusu akla gelmektedir.
PKK’nın tasfiye süreci, yukarıda sözünü ettiğimiz gibi emperyalist bir projedir.
Tüm bu gelişmeler yaşanırken, Atatürk ve cumhuriyet düşmanı, Milli Mücadele aleyhinde fetva yayınlayan, vatan haini İskilipli Atıf’ı mezarı başında anan, Erzurum Kongresinin yapıldığı tarihi binayı yıkmaya çalışan Vali’nin, İçişleri Bakanı olarak atanması anlaşılır gibi değildir.
Cemaat ve Tarikatları sivil toplum örgütü olarak değerlendirip, protokol imzalayan, ilk okul karnelerinden Atatürk, Türk Bayrağı ve İstiklal Marşını çıkaran, Milli Eğitim Bakanının tavrı, demokratik, laik ve bilimsel eğitimle bağdaşmamaktadır.
Ülkemizin çıkarlarını, emperyalizmin planlarına uygun hareket etmekle sağlayamayız. Milletimizin azmi, kararlılığı ve inancıyla, iç cephede birlik ve beraberliğimizi sağlayıp, emperyalizm ve maşalarına karşı top yekün mücadeleyle başarabiliriz.
Türkiye Cumhuriyeti devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı ay yıldızlı Türk Bayrağıdır.
Bilmelidirler ki Milletimiz hiçbir emperyalist projeye boyun eğmeyerek, hayal ettikleri Federal İslam Cumhuriyetine izin vermeyecek ve Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır." dedi
Genel kurul, yeni yönetim dönemine ilişkin iyi dilek ve temennilerin ardından sona erdi.













