
Bölgedeki 5-6 köyü doğrudan, tüm Uşak ve Gediz havzasını ise dolaylı olarak etkileyen projeye karşı köylüler hukuk mücadelesi başlatırken, sahada yürütülen "ruhsatsız kuyu açma" ve "kaçak altın arama" iddiaları ise tansiyonu yükseltti.
Devasa Proje Kapıda: 9 Milyon Metrekarelik Alan Tehdit Altında
Programda verilen bilgilere göre, Bağbaşı Köyü merkezli Elma Dağı mevkiinde şu an aktif olarak iki ayrı GES projesi yürütülüyor. Bu projelerden biri yaklaşık 9 milyon metrekarelik devasa bir alanı kapsadığı için "ÇED Olumlu" kararı alırken, daha küçük ölçekli olan diğer proje için ise "ÇED Gerekli Değildir" kararı verildi. Üçüncü bir projenin ise şu an ÇED süreci hazırlığı içinde olduğu belirtildi.
Bölge halkı adına Uşak İdare Mahkemesi’nde iptal ve yürütmenin durdurulması davaları açtıklarını belirten Avukat Beyza Gündüz, sürece ilişkin şu bilgileri verdi:
"15 Mayıs’ta mahkeme heyeti ve uzman bilirkişilerle birlikte köyümüzde geniş kapsamlı bir keşif gerçekleştirdik. Mahkemenin bilirkişilere verdiği 30 günlük süre dolmak üzere. Gelecek rapora göre mahkemenin yürütmeyi durdurma talebimiz hakkında bir karar vermesini bekliyoruz. Bizim amacımız adil ve hakkaniyetli bir yargılama ile doğamızın korunmasıdır."
"Ruhsatsız Sondaj Kuyusu Açtılar, 150 Yıllık Çeşmeler Kesildi"
Köylülerin yenilenebilir enerjiye ya da elektrik üretimine kesinlikle karşı olmadığının altını çizen Avukat Mehmet Cengiz, asıl sorunun projenin yapılış şekli ve yer seçimi olduğunu vurguladı. Şirketin bölgede hukuka aykırı adımlar attığını belirten Cengiz, geçtiğimiz günlerde yaşanan kuyu krizini şu sözlerle aktardı:
"Proje alanı köyümüzün meralarla, otlaklarla ve su kaynaklarıyla olan bağlantı noktasının tam ortasında yer alıyor. Şirket, geçtiğimiz günlerde bu alanda izinsiz ve ruhsatsız bir şekilde sondaj kuyusu açmaya kalkıştı. Bu bilinçsiz çalışma nedeniyle bölgedeki 50 ila 150 yıllık tarihi çeşmelerimizin suları kesildi, su kaynaklarımız çamura bulandı. Durumu fark eder etmez şikayetçi olduk ve Uşak Valiliği ile yerel yönetimlerin müdahalesiyle, Sayın Valimizin talimatı doğrultusunda bu kaçak çalışmaları şu an için durdurduk."
Yılkı Atları Sahasız Kaldı, Altın Madeni Tehlikesi Kapıda
Bölgenin sadece köylülerin geçim kaynağı değil, aynı zamanda ciddi bir doğal yaşam alanı olduğunu ifade eden avukatlar, Elma Dağı’nda yaşayan Yılkı atlarının ve yaban hayatının projeden olumsuz etkilendiğini belirtti. Doğal yaşam alanları bozulan Yılkı atlarının yiyecek bulmak için köylülerin tarım arazilerine girmeye başladığı ve bunun da ciddi maddi zararlara yol açtığı bildirildi.
Öte yandan, köyün bir tarafında GES projeleri yükselirken, diğer tarafında (Yaşamışlar Köyü mevkii) izinsiz ve kaçak bir şekilde bazı şahısların altın madeni arama çalışması yaptığı ve bu durumla ilgili de adli makamlara suç duyurusunda bulunulduğu açıklandı. Köylüler, geçmiş yıllarda Kışladağ (Tüprag) Altın Madeni’nin bölgedeki su kaynaklarını tüketerek Uşak’ta yarattığı susuzluk probleminin bir benzerini yaşamaktan büyük endişe duyuyor.
"Milli Menfaat Sağlanırken, Doğal Menfaat Yok Edilmesidir"
Program sunucusu ve avukatlar, Türkiye Cumhuriyeti'nin dışa bağımlılığı azaltacak enerji hamlelerini sonuna kadar desteklediklerini ancak bu projelerin tarıma elverişsiz, taşlık ve atıl araziler yerine yemyeşil meraların üzerine kurulmasının büyük bir hata olduğunu belirtti.
Avukat Mehmet Cengiz, son olarak şu çağrıda bulundu:
"ÇED raporlarında köylünün görüşlerinin dikkate alındığı yazıyor ama hangi sorunumuz çözüldü, belli değil. Biz 'Kullanmadığımız taşlık, atıl bölgeler var, buralara kurun, biz de elektrik kullanıyoruz' diyoruz. Bir tarafta milli bir menfaat (enerji) sağlanırken, öbür tarafta hayvancılığı, tarımı ve su kaynaklarını yok ederek başka bir milli menfaatin göz ardı edilmesine karşıyız. Bu sadece bugünün değil, çocuklarımızın ve torunlarımızın geleceğinin meselesidir."
Egem TV ve BRT ekranlarından seslerini dünyaya duyurmaya çalışan Bağbaşı ve çevre köy halkı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm yetkililerin bu projeyi yeniden gözden geçirmesini ve geri adım atılmasını talep ediyor. Bölgedeki gözler, önümüzdeki günlerde mahkemeye sunulacak olan kritik bilirkişi raporuna çevrilmiş durumda.














