
Muhtar Çakmak, söz konusu çalışmaların bölge için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirterek, Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşanan çevresel tahribatların ortada olduğunu vurguladı.
“Bu bir tahmin değil, bir gerçektir” diyen Çakmak, altın madenciliğinin yapıldığı alanlarda doğanın yok olduğunu, su kaynaklarının kirlendiğini ve vatandaşların yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldığını ifade etti.
Bulgaz Dağı ve çevresinde benzer bir sürecin yaşanmasına izin vermeyeceklerini dile getiren Çakmak, şu ifadeleri kullandı:
“Bu dağlar bizimdir. Bu topraklar bizim yaşam kaynağımızdır. Hiç kimse kısa vadeli kazanç uğruna bizim geleceğimizi yok edemez.”
Altın madenciliğinin; siyanür kullanımı, su kaynaklarının tükenmesi, sağlık sorunları ve göç gibi sonuçlar doğurduğunu belirten Çakmak, bu durumu kesin bir dille reddettiklerini söyledi.
Yetkililere de çağrıda bulunan Çakmak, bölgede yaşayan insanların iradesi yok sayılarak alınacak hiçbir kararın meşru olmayacağını ifade ederek, “Toprağımızı, suyumuzu ve geleceğimizi sonuna kadar savunacağız” dedi.















Tüm hemşehrilerimiz Duyarlı olmalı,muhtarı tebrik ederim...