
Geçtiğimiz hafta kamuoyunda geniş yankı uyandıran açıklamalarda, Başkan Güneş’in kıyafeti üzerinden yapılan yorumlar tepki çekmişti. Söz konusu ifadeler sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’i telefonla arayarak destek verdiği öğrenildi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Güneş’e üslubu ve duruşu nedeniyle destek verdiğini duyurdu.
Programda konuşan gazeteci İzzet Dönmez, Mihalgazi’nin yaklaşık 3 bin nüfuslu bir ilçe olduğunu hatırlatarak, Başkan Güneş’in giyiminin yöresel kültürle bağlantılı olabileceğini ifade etti. Orta Anadolu bölgesine özgü geleneksel kadın kıyafetlerinin Afyonkarahisar, Kütahya, Eskişehir ve Bilecik çevresinde benzerlik gösterdiğini belirten Dönmez, “Bir belediye başkanı devleti temsil eder; daha özenli bir tercih yapılabilirdi denebilir. Bu eleştirilebilir. Ancak kullanılan ifadeler son derece ağır ve kabul edilemez” dedi.
Eleştirinin demokratik bir hak olduğunu ancak hakaretin hiçbir şekilde meşru görülemeyeceğini vurgulayan Dönmez, “Bir insanın giyimi eleştirilebilir. Halktan biri de eleştirebilir, başka bir siyasi görüşten biri de eleştirebilir. Fakat hakaret içeren, aşağılayıcı ifadeler kullanılamaz” ifadelerini kullandı.
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun da konuya ilişkin inceleme başlattığı hatırlatılan programda, kıyafet, inanç, yaşam tarzı ve cinsiyet üzerinden hedef göstermenin eşitlik ilkesine aykırı olduğu vurgulandı. Açıklamada, nefret söylemi ile ifade özgürlüğü arasındaki sınırın somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerektiği görüşüne yer verildi.
Öte yandan İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan da yazılı bir açıklama yaparak, söz konusu ifadeleri kullanan kişinin tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildiğini duyurdu. Ulucan açıklamasında, “Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir ancak Anadolu kadınına saygı siyaset üstü bir değerdir. Kadını hedef alan, kişiliğini zedeleyen hiçbir dili kabul etmiyoruz” ifadelerine yer verdi.
Programda yapılan değerlendirmede, yaşanan olayın bir parti meselesi olarak görülmemesi gerektiği de ifade edildi. “Bu tür söylemler herhangi bir partiden çıkabilir. Bir kişinin yanlış sözleri üzerinden tüm bir siyasi yapıyı itham etmek doğru değildir. Burada mesele tamamen kullanılan dilin yanlışlığıdır” denildi.
Basın Kulübü’nde yapılan ortak değerlendirmede, demokratik toplumlarda eleştirinin doğal olduğu ancak hakaret ve aşağılamanın kabul edilemez olduğu görüşü öne çıktı.













