
Halil Sarıgöz, "2015 yılında Banaz çayı projesi yapıldı, 2016 yılında Ankara’da onaylandı ve 2016 yılının sonuna doğru inşaatlar başladı. Ancak proje başladığında bol bol değişti, önce bildigim kadarı teraslar projeye dâhil değildi. Bu duvarlar yapıldıktan sonra, ekleme yapıldı sanki Japon yapıştırıcısı ile yapıştırılmış gibi bu balkonları koydular. Zamanında çalışanları, belediyeyi çok uyardım, burası göçer dedim ona rağmen benim sözüme bakmadılar.2019 yılında, burası göçer insanlar altında kalır diye resmi yollarla müracaatımı yaptım. Her terasın içerisinde normalde ortalama 15 kişi kalabiliyor. Ne yazık ki geçtiğimiz aylarda 2 kişi terasın göçmesi sebebiyle betonun altında kaldı. Sakat kaldılar karı koca zor durumda kaldılar. Bu çayın etrafında bakıldığı zaman teraslar çatlamış göçme ihtimali var. Buradan yetkilileri uyarmak istiyorum, bu teraslar derhal yıkılsın. Aksi takdirde insanlarımız ölecek" dedi.
Çayın başka bir sorunu olduğunu belirten Sarıgöz, "ileride Hamamboğazı var ve oradaki su çaya akıyor. Eskiden buralarda biz balık tutardık, buranın suyunu içerdik. Hamamboğazı ilk yapıldığında yer altından sıcak su aldılar, kanunen çıkan sıcak suyu yer altına geri vermek zorundalar. O sıcak suyu herhangi bir akarsuya, herhangi bir araziye akıtma şansları yok çünkü kanunen yasak ve insan sağlığına çok büyük zararları var.
Su geri yer altına akıtılmak yerine çaya akıtıldığı için balıklar öldü, bir kuş su içtiği zaman 50-100 kilometre gidince ölüyor. Arazilerde bu su kullanıldığında verim alınamıyor. Defalarca uyardım, dilekçeler verdim ama belediye başkanı bana ‘devletin bütçesi yok ikinci kuyuyu kazamayız, çaya akıtacağız’ dedi.Bizim seçtiğimiz belediye başkanı bizlere baştan savma iş yapıyor, hizmetten hiç memnun değiliz. Halk olarak biz bunu istemiyoruz yeter diyoruz artık" dedi.
Çayın başka bir sorunu olduğunu belirten Sarıgöz, "ileride Hamamboğazı var ve oradaki su çaya akıyor. Eskiden buralarda biz balık tutardık, buranın suyunu içerdik. Hamamboğazı ilk yapıldığında yer altından sıcak su aldılar, kanunen çıkan sıcak suyu yer altına geri vermek zorundalar. O sıcak suyu herhangi bir akarsuya, herhangi bir araziye akıtma şansları yok çünkü kanunen yasak ve insan sağlığına çok büyük zararları var.
Su geri yer altına akıtılmak yerine çaya akıtıldığı için balıklar öldü, bir kuş su içtiği zaman 50-100 kilometre gidince ölüyor. Arazilerde bu su kullanıldığında verim alınamıyor. Defalarca uyardım, dilekçeler verdim ama belediye başkanı bana ‘devletin bütçesi yok ikinci kuyuyu kazamayız, çaya akıtacağız’ dedi.Bizim seçtiğimiz belediye başkanı bizlere baştan savma iş yapıyor, hizmetten hiç memnun değiliz. Halk olarak biz bunu istemiyoruz yeter diyoruz artık" dedi. 















