
Nuri Şeker Uşak Şeker Fabrikasında 96.kampanya sezonunda bir konuşma yapan Uşak Şeker İş Başkanı Yaşar TAYLAN,bir çok önemli konuya değindi.
Başkan Taylan açılışda yaptıgı konuşmada,Sayın Valim ;
Değerli Milletvekilim , Belediye Başkanlarım ,
Sayın Cumhuriyet Başsavcım,Adalet komisyon başkanım değerli baro başkanım,Emniyet müdürüm,Alay komutanım,Rektörüm ve İl genel meclisi başkanım.
İlimizin Çok Değerli Kurum Müdürleri , Siyasi Partilerin Çok Değerli Temsilcileri,Saygı Değer Pankobirlik Yöneticileri,Sayın Genel müdürüm,daire başkanlarım,Fabrika Müdürüm,
Kıymetli Birim Müdürlerim , Basınımızın Güzide Temsilcileri ve beyaz duru şekerin elleri nasırlı yürekleri temiz emekçi ve çiftçi arkadaşlarım. Fabrikamızın 96.Kampanya Açılış törenine hoş geldiniz
Öncelikle Fabrikamızın kurulmasında büyük emeği geçen Nuri Şeker ve Arkadaşlarını Rahmet ve Saygıyla anıyor , Ruhları Şad mekanları cennet olsun diyorum.
Sayın,Valim,Değerli konuklar.
1926 yılında açılan fabrikamız.1950 li yıllarda İnşası hız kazanan şeker fabrikalarına öncü olmuş ülkemizin bir çok bölgesi ve kentinde ağır sanayinin izlerini olumlu yönde hissettirmiş,bulundukları bölgelerde köyden şehre göçü önlemiş insanlara ekmek kapısı olmuştur.
Fabrikamız yaklaşık yüzyıllık geçmişi ile üretimine devam etmekte yıllarca teknolojik yeniliklerden faydalanamayan fabrikamıza son yıllarda başta doğalgazlı kazan olmak üzere yenilikler yapılmış olması fabrikamızın geleceği açısından önemlidir.
Değerli konuklar,Değerli mesai arkadaşlarım
1980 li yıllarda başlayan bir çok üretim ve istihdam sektörünün yok olmasına kapanmasına neden olan özelleştirme furyası son olarakta şeker sektöründe kendini ortaya koydu.Yangından mal kaçırır gibi alel acele yapılan özelleştirmede 10 fabrikamız özel şirketlere devroldu.
Satış sonrasında dünyayı sarsan covit 19 grip salgınında alkol bazlı dezenfektan ve temizlik maddelerinin hammaddesini üreten fabrikalarımız nasıl istihdam ve üretim açısından önemliyse toplum sağlığı açısından da önemli bir yere sahip olduğunu birkez daha ortaya koydu.
2018 yılında özelleştirilen fabrikaların 2023 yılında sona erecek olan üretim şartı sonrasına ilişkin büyük bilinmezlik ciddiyetini korumaktadır.
Bu şartlar altında TÜRKŞEKER’in özelleştirme kapsam ve programından çıkarılarak Türkiye Varlık Fonuna aktarıldığı bilinmektedir.Önümüzdeki süreçte alınacak kararlar geleceğimize yön verecek tüm atılım ve icraatlar ülkemizin ’’şekerde gıda egemenliğinin sağlanması’’na yönelik olmalıdır.
İnsan sağlığını tehdit eden sentetik şeker diye adlandırdığımız NBŞ üreticileri ülkemizi ucuz şeker adı altında gıda terörü ile işgal edip toplum sağlığını tehdit eden üretimlerini çoğaltma adına güçlü lobilerini her alanda hissettirmektedirler.
Geçtiğimiz yıl Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla yüzde 15 lerden 2 buçuklara düşen kotalarına karşı üretimlerine devam etmekte ve sessizliklerini korumaktadırlar.
Bu sessizlik Fabrikalarımızdaki şeker stoklarına baktığımızda pancar şekeri üreticilerini rahatsız etmektedir.
Ayrıca fabrikalarımızdaki gelecekle ilgili önemli bir sorun pancar tarımındaki azalma olarak karşımıza çıkmaktadır.
Üretici maliyetlerinin yükselmesi ve kuraklıktan dolayı üretim alanlarının daralması pancar tarımı ve geleceğimiz için kaygı vericidir.
Değerli Konuklar
Fabrikalarımızdaki bir diğer önemli konuda yıllardır dile getirmemize rağmen çözüme kavuşmayan mevsimlik işçi sorunudur.Yıllardır bulundukları istasyonlarda kısım ustası bilgisiyle vardiya tutan, Tecrübeleriyle üretime katkı sağlayan mevsimlik işçiler 25-30 yılı aşkın süredir mağduriyetleri giderilsin diye beklemektedirler.
Sayın çalışma bakanımızın nasıl bir mevsimlik işçilikse 30 yıldır çözülemedi dediği gibi.Sorunun bir bakan tarafından ortaya konulduğu bir süreçte bu arkadaşlarımızın acilen kadro tahsisi yapılarak mağduriyetlerinin giderilmesi gerekmektedir.
Aynı şekilde sanayiimizde uzun yıllardır çalışan Taşeron işçiler de mağduriyet yaşamaktadırlar.Ülke genelinde taşeron işçilere sağlanan yasal uygulama şirketimiz bünyesinde çalışan arkadaşlarımıza da uygulanıp sorun çözüme kavuşturulmalıdır.
Değerli konuklar:
Güçlü ekonomi üretimle sağlanır.
Dışa bağımlı ekonominin panzehiri kendi öz kaynaklarımızı değerlendirmektir.
Bir ülkeyi işgal etmek sadece topraklarını gasp etmekle olmuyor.
Üretim alanlarını yok ederek fabrikalarını kapatarak üretmeyen sadece tüketen dışa bağımlı toplum haline getirmekte bir ekonomik işgaldir.
Buna dur demek hepimizin görevi ve vicdani sorumluluğudur.
Bunun için.Cumhuriyet ve temel ilkelerinden
Laik ve demokratik yönetim şekillerinden vazgeçilmemelidir. Toplumun ortak değerlerine sahip çıkmanın yolu buradan geçmektedir.
Bizler Şeker İş Sendikası ve çalışanlar olarak Ülkemiz, Demokrasi ve barış adına üzerimize düşen tüm fedakarlıkları yapmaya hazırız.
Bu duygu ve düşüncelerle 96. pancar kampanyamızın, Çiftçimize İşçimize,Emeği geçen herkese Hayırlı ve Uğurlu Olması dileği ile, Kazasız belasız bir Kampanya süresi diler.
hepinize Saygılarımı sunarım,dedi.


















