
Organ Bağışı ve Organ nakli nedir sorusuna cevaplayan Uşak Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Koordinatörü Akile Vurgun “Organ bağışı kişi hayattayken serbest ve hür iradesi ile tıbben yaşamını son erdikten sonra organlarının tamamını veya bir bölümünü başka hastaların tedavisinde kullanılması için izin vermesidir” şeklinde ifadelerini kullandı.
Organ nakli süreci hakkında bilgi veren Anestezi Uzmanı Organ Nakli Koordinatörü Dr. Ömer Sert “Organ nakil süreci öncelikle beyin ölüm tanımı konulması gerekiyor hastaya. Organ nakil ettiğimizde canlıdan canlıya olabilir Kadavra Donör olabilir. Biz bugün konumuz Kadavra Donör dediğimiz beyin ölümü gerçekleşmiş hastalarda.
Beyin ölümü klinik bir tanı aslında bizim hastanın durumunu gözetleyerek muayenemizi yaparak koyduğumuz bir tanı aslında bunu tek başımıza Anestezi Uzmanı olarak karar vermiyoruz. Bu beyin ölümü kurumu içinde bir nöroloji uzmanı, beyin sinir cerrahı uzmanı, yoğun bakım uzmanı bunlar olması gerekiyor yine kardiyolojiden diğer brançlardan destek alıyoruz. Yaptığımız belli bir muayeneler var beyin ölümü tanısı için bunun yanında tabi yardımcı testlerimiz var görüntüleme yöntemlerimiz var bunları yapıyoruz.
Beyin ölümü tanısı koyduktan sonra çok hızlı hareket etmemiz gerekiyor asıl bizim sorun yaşadığımız durum bu çünkü beyin ölümü tanısı koymak için hemen hasta beyini öldü demiyoruz bir süremiz var aslında hastada beyin ölümü şüphelendiğimizde en az 24 saat bir gözlememiz var aslında. 24 saat dolduruyoruz ondan sonra tekrar bir muayyenimizi yapıyoruz yeni gerekirse ikinci 24 saat ihtiyaç olduğunu durumlar oluyor biz bu durumlarda değerlendirmemizi yaptıktan sonra kuruldaki arkadaşlar artık muayene sonuçlarına göre tanımıza koyarak hastamız artık tıbben ölü diyoruz.
Asıl süreç burada başlıyor çünkü beyin ölümü tanısı koyduğunuz andan itibaren koymadan önce hastada çok derin bir tansiyon düşüklüğü kalp nabız düşüklüğü olabiliyor. Bu süreci hızlı işletmemiz gerekiyor ki hasta yakını ya da hasta önceden kendi isteği ile organları bağışlamışsa bu süreci hızlı bir şekilde ilerletip mümkün olduğu kadar en canlı hali ile organlarının nakil edilmesi gerekiyor” dedi.
İslam dini organ bağışının nasıl değerlendirdiğini anlatan Uşak Müftülüğü İl Vaizi Mecit Ertürk “İlk dönem islam alimleri müçtehitler bu tür ameliyelerle muhatap olmadıklarından dolayı çok ayrıntılı bilgilerle ulaşamıyor. Ancak dinimizde kitap ve sünnet delaletlerinden çıkarmış umumi hükümler ve kaideler mevcuttur bizde bu umumi kaidelere dayanarak benzer konularda kıyas edebiliyoruz. Gün geçtikçe yeni yeni konular mevzular ortaya çıktıkça bu konuda dini alimleri de bu konulara dini açıdan yaklaşıyor gereken cevabı vermeye çalışıyor.
Allah yarattığın en kıymetli mahluklar insandır onun canlısı da kıymetlidir ölüsü de kıymetlidir bize düşen canlısına da ölüsüne de kıymet göstermek gereken hasiyeti göstermek gerekiyor. Bu manada islam fakihleri mesela ölü annenin karnından canlı halde bulunan çocuğun kurtarması için ölü annenin karının yarılmasına başka yolda tedavilerin mümkün olmayan kimselerin kırılmış kemiklerin yerine başka kemiklerin veya tıbbın makul gördüğü başka şeylere tedavi yönteminde kullanılmasına cevaz veriyor müsaade ediyor. Bilinmeyen hastaların öğrenilmesi ve hayatta bulunmaları sebebiyle ölülere nispetle daha çok şayan ittirap olan hastalarımızın tedavilerini sağlanması için yakınların da rızası alınmak sureti ile ölülerin üzerinden mesela otopsi yapılmasını caiz olacağını fetva verilmiş canlı bir kimseyi kurtarmak için ölülerden bir parçası bu manada itlaf etmeyi dinimiz caiz etmiştir” dedi.














