
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş bugün Uşak ziyaretini gerçekleştirdi. 20. İmam Hatipliler Kurultay ve Uşak Valiliği Ziyareti’nin ardından Uşak’taki Sivil Toplum Kuruluşlarının başkanlarıyla yemekte bir araya geldi.
Yapılan programa Uşak Valisi Turan Ergün, Uşak Belediye Başkanı Mehmet Çakın, Ak Parti Uşak Milletvekili Fahrettin Tuğrul ve uşaktaki sivil toplum kuruluşlarının başkanları katıldı.
Kurtulmuş yaptığı konuşmada “ Biz siyasi hayatımız boyunca hep şuna dikkat ettik. Siyaset tek taraflı bir iş değildir. Mutlaka illerde o ilin ahalisini ve özellikle o ilin ahalisinin fikirlerini beklentilerini, taleplerini temsil eden ve canlı bir şekilde faaliyetlerini sürdüren sivil toplum kuruluşlarının, farklı toplumsal kesimleri temsil eden grupların bir araya getirilmesini ve onların sadece bizim konuşup ayrıldığımız toplantılar değil biz görüşlerimizi bir şekilde ifade ettikten sonra dostlarımızın, kardeşlerimizin fikirlerini de alarak istişare edebildiğimiz toplantılara hep önem verdik.
Ben aşağı yukarı bu kadar uzun yıllardır siyasetteyim. Her safhasında siyasi hayatımın gittiğimiz her yerde bu sivil toplum kuruluşlarıyla, toplantıları, çalışmaları gerçekleştirdik. Şunu da çok rahat söyleyebilirim. Bu toplantılarda dile getirilen konuların talep edilen hususların çok büyük bir kısmını gerçekleştirilmesi ve bazılarının da kısa bir sürede gerçekleştirilmesini gördük. Bunlara vesile olduk Dolayısıyla bu toplantılar hem bir amaç birliğini ortaya koymak hem ortak hedeflerimizi pekiştirmek hem de illerimizin daha ileriye gitmesini temin etmek bakımından değerli toplantılar olarak görüyorum. “ dedi.
Ardından sözlerine “Şimdi tarihsel olarak çok önemli bir noktada duruyoruz. Biz cumhuriyetimizin birinci asrını geride bıraktık. 29 Ekim'de ikinci asrına kapıyı açıyoruz ve giriyoruz. Şunu söyleyebiliriz. Tarih boyunca belki birçok milletler bakımından en zor, en problemli en büyük meşakkatle geçen böyle nice zorlukların, yoklukların, yoksullukların olduğu bir yüzyılı geride bıraktı. Bağımsızlığımızı kazandık. Bir imparatorluğun küllerinin üzerinden genç Cumhuriyetimizi hep beraber kurduk. Ve büyük zorlukları da aşarak dünya savaşları yaşadığı ekonomik krizler yaşadık. Savaşa girmememize rağmen İkinci Dünya Savaşı'nın yıkıntılarıyla bir araya geldik.
Uzun bir süre içerisinde defalarca darbeler gördük. Demokrasi terörünün kesildiği dönemleri yaşadık. Başbakanın idam edildiği bir Türkiye yaşadık. Uzun bir sene önce yokluklar gördük, yoksulluklar gördük. Bırakın yolu olmayan köyleri, yolu olmayan şehirlerimiz oldu. Ama bunların hepsini çok şükür geçmişte başardık. Bir yere kadar geldik. Ve Cumhuriyet'in birinci asırı şanla, şerefle tamamladık. Şimdi bizim gibi bir millete durmak yakışmaz. Bizim gibi büyük bir millete yerinde saymak hiç yakışmaz. Bunun için mutlaka önümüze büyük hedefler koymak ve bu hedefler etrafında topyekun bütünleşmek, birleşmek ve bu hedeflere yürümek mecburiyetindeyiz. Allah'ın izniyle Türkiye bu geldiği potansiyel itibariyle cumhuriyetimizin ikinci asrını çok daha güçlü bir asır, çok daha güçlü bir yüzyıl haline çevirecektir. “ diyerek devam etti.



















