
“Murat Dağı yok olmasın diye yıllardır sesimizi yükselttik. Bugün ise korktuğumuz gerçekle yüz yüzeyiz: Uşak ciddi bir su kriziyle karşı karşıya” diyen Prof. Dr. Metin, bölgenin en önemli su kaynağı olan Murat Dağı’nın korunması gerektiğini vurguladı.“Murat Dağı, Uşak’ın yaşam damarlarından biridir”Uşak’ın içme suyu, tarım ve hayvancılık açısından en hayati kaynaklarından biri olan Murat Dağı'nın madenciliğe açılmasının telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracağına dikkat çeken Prof. Dr. Metin, “Banaz Çayı başta olmak üzere birçok dereyi ve yeraltı su rezervini besleyen Murat Dağı, sadece doğal değil, toplumsal bir varlık olarak da korunmalıdır” dedi.Veriler uyarıyor: Su azalıyor, risk büyüyorBilimsel raporlar ve resmi verilerle konuşan Metin, Türkiye’nin 2023 İklim Değişikliği Uyum Raporu’na göre Ege Bölgesi’nin su stresi yaşayan bölgelerden biri olduğunu hatırlattı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre Uşak’ta son 10 yılda yıllık ortalama yağış miktarı %18 oranında azalırken, bazı bölgelerde yeraltı su seviyeleri 200-300 metreye kadar düşmüş durumda. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın verileri ise, Türkiye’deki 25 su havzasından 20’sinin kritik seviyeye ulaştığını gösteriyor.“İklim krizi artık kapımızda değil, evimizde”Prof. Dr. Metin, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkilerinin artık doğrudan hissedildiğine işaret ederek şu uyarılarda bulundu:“IPCC’nin 6. Değerlendirme Raporu’na göre, Türkiye’nin de içinde yer aldığı Akdeniz Havzası, küresel ısınmadan en hızlı etkilenecek bölgelerin başında geliyor. Yükselen sıcaklıklar, kuraklık ve artan buharlaşma, su kaynaklarının tükenmesini hızlandırıyor. Bu sadece bir çevre sorunu değil; aynı zamanda gıda krizi, göç ve sosyal istikrarsızlık zincirinin de ilk halkasıdır.”Somut adımlar çağrısı: “Artık zaman kalmadı”TEMA Uşak İl Temsilcisi Prof. Dr. Barış Metin, açıklamasının sonunda şu somut adımların atılması gerektiğini vurguladı:Murat Dağı kesin ve geri dönülmez biçimde madenciliğe kapatılmalıdır.Altın madenciliği gibi su tüketimi yüksek faaliyetler durdurulmalıdır.Yeraltı ve yüzey su kaynaklarını koruyan yasal düzenlemeler güçlendirilmelidir.Su yönetimi politikaları bilimsel veriler doğrultusunda güncellenmeli, iklim krizine dayanıklı tarım ve kent planlaması geliştirilmelidir.“Bu bir çevre meselesi değil, varoluş mücadelesidir”“Murat Dağı yaşarsa, Uşak yaşar. Su yaşarsa, biz de yaşarız” sözleriyle açıklamasını noktalayan Prof. Dr. Metin, tüm yetkilileri ve kamuoyunu bu konuda duyarlı olmaya çağırdı.















