
Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) bu yıl Dünya Çevre Günü için yaptığı “#İklimİçinŞimdi” çağrısına dikkat çeken TEMA Vakfı, iklim değişikliğiyle mücadelenin yalnızca emisyon azaltım hedefleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Vakıf, doğayı, yaşam alanlarını ve toplumsal eşitliği merkeze alan politikaların hayata geçirilmesinin önemine işaret etti.
“İklim Krizinin En Ağır Yükünü En Az Sorumlu Olanlar Taşıyor”
Açıklamada, iklim krizinin etkilerinin her geçen gün derinleştiği ve bundan en çok krize en az katkısı bulunan kesimlerin etkilendiği ifade edildi. Dünya Eşitsizlik Raporu’na göre küresel nüfusun en zengin yüzde 1’lik kesiminin sera gazı emisyonlarının yüzde 41’inden sorumlu olduğu, en yoksul yüzde 50’nin ise yalnızca yüzde 3’lük paya sahip bulunduğu hatırlatıldı.
Kuraklık, seller, aşırı hava olayları ve ekosistem kayıplarının milyonlarca insanın yaşamını doğrudan etkilediğine dikkat çekilen açıklamada, iklim politikalarının aynı zamanda iklim adaletini sağlamayı hedeflemesi gerektiği vurgulandı.
“Kömürden Çıkış Temel Adımlardan Biri”
TEMA Vakfı Uşak İl Temsilcisi Barış Metin, kömürden çıkışın iklim kriziyle mücadelede kritik öneme sahip olduğunu belirterek, enerji dönüşümünün yalnızca santrallerin kapatılmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.
Metin, enerji yatırımlarının ekolojik etkiler gözetilerek planlanması gerektiğini ifade ederek, kömür bölgelerinde yaşayan işçileri ve yerel ekonomileri koruyacak bütüncül adil geçiş politikalarının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
“Doğayı Korumadan İklim Kriziyle Mücadele Edilemez”
Son yıllarda madencilik faaliyetleri ve çeşitli yasal düzenlemeler nedeniyle ormanlar, tarım alanları ve su kaynakları üzerindeki baskının arttığını belirten Metin, doğal varlıkların korunmasının iklim politikalarının ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini vurguladı.
Özellikle Akbelen Ormanı çevresinde yaşanan gelişmelerin iklim hedefleri ile fosil yakıt politikaları arasındaki çelişkiyi ortaya koyduğunu ifade eden Metin, doğal alanların madencilik faaliyetleri uğruna zarar görmesinin ciddi riskler oluşturduğunu söyledi.
Uşak’ta Madencilik ve Çevre Baskısı
TEMA Vakfı’nın haritalama çalışmalarına göre Türkiye’de 29 ilde toprakların yüzde 67’sinin IV. Grup maden ruhsatlarıyla ruhsatlandırıldığı belirtilirken, Uşak’ta bu oranın yaklaşık yüzde 80’e ulaştığı ifade edildi.
Açıklamada, Uşak’ta özellikle altın madenciliği faaliyetlerinin yoğunlaştığına dikkat çekildi. Kışladağ Altın Madeni çevresindeki ruhsat sahalarının genişlemesi, Murat Dağı bölgesindeki madencilik baskısı ve mera alanlarında kurulan güneş enerji santrallerinin ekolojik etkileri gündeme getirildi.
Bunun yanı sıra Dokuzsele Deresi, Gediz Nehri ve Banaz Çayı gibi su kaynaklarının kirlilik tehdidi altında olduğu belirtilerek, su havzalarının korunmasının hayati önem taşıdığı kaydedildi.
“İklim İçin Şimdi Harekete Geçilmeli”
Dünya Çevre Günü kapsamında yapılan çağrının somut adımlarla desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Barış Metin, iklim krizinin yalnızca doğayı değil, yaşam hakkını, üretimi, su kaynaklarını ve toplumsal adaleti de tehdit ettiğini belirtti.
Metin, Türkiye’nin kömürden çıkış ve adil geçiş politikalarını hayata geçirmesi, aynı zamanda ormanları, tarım alanlarını, su varlıklarını ve yaşam alanlarını koruyan uygulamaları güçlendirmesi gerektiğini ifade ederek, yıl sonunda gerçekleştirilecek iklim zirvesi sürecinin bu konuda önemli bir fırsat olduğunu söyledi.
TEMA Vakfı, Dünya Çevre Günü dolayısıyla yaptığı açıklamayı “Biliyorsun, Sorumlusun!” mesajıyla tamamladı.

![VATANDAŞ SORDU. GAZETECİLER BASIN KULÜBÜ'NDE UTSO'NUN [UŞAK SANAYİ VE TİCARET ODASI ] ÇALIŞMALARINI TARTIŞTI..](https://www.usakegemtv.com.tr/images/haberler/2026/06/basin-kulubu-nde-utso-nun-calismalari-tartisildi-420-t.jpg)












