
"Değerli meslektaşlarım, saygıdeğer katılımcılar, kıymetli basın mensupları,
Sizleri Uşak Barosu adına sevgi ve saygılarımla selamlıyor, tüm meslektaşlarımın 5 Nisan Avukatlar Günü’nü kutluyorum.
5 Nisan Avukatlar Günü münasebetiyle, mesleğimizin onurunu ve hukuk devletinin temel ilkelerini savunma kararlılığımızın altını bir kez daha çiziyoruz. Avukatlar; yalnızca bireylerin haklarını değil, aynı zamanda hukukun üstünlüğünü, adil yargılanma hakkını ve demokratik toplum düzenini koruma sorumluluğunu taşımaktadır.
Hukuk devleti ilkesinin aşındığı, yargının bağımsızlığının zedelendiği ve savunma makamının sistematik biçimde baskı altına alınmaya çalışıldığı; avukatlık mesleğinin icrasını zorlaştıran hukuki, ekonomik ve sosyal engellerin giderek arttığı bir ortamda, savunma hakkını, meslek örgütlerimizin bağımsızlığını ve hukukun üstünlüğünü koruma sorumluluğuyla hareket ediyoruz.
Son dönemde; hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayan, yargının tarafsızlığını ve bağımsızlığını ihlal eden, yürütmenin yargı süreçlerine müdahale ettiği duygusunu güçlendiren çok sayıda uygulamaya tanıklık edilmektedir. Bu süreçte, siyasi sonuçlar doğuran işlemler nedeniyle yargının siyasi saiklerle hareket etmeye zorlandığı izlenimini yaratan gelişmeler yaşanmakta; kişilerin ve avukatların ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı gibi anayasal hakları ihlal edilmektedir. Mahkemelerin, hukukun temel ilkelerine ve yerleşik içtihatlara aykırı kararları, yurttaşların hukuka olan güvenini derinden sarsmaktadır.
Tüm bu gelişmeler; yargının siyasi çatışmaların etkisine açık hâle getirildiği, hukuk güvenliğinin zayıfladığı ve keyfî uygulamaların olağanlaştığı bir sürecin parçası olarak görülmektedir. Avukatlar olarak, hukuka aykırı süreçlere karşı hukukun üstünlüğünü, adil yargılanma hakkını ve savunma özgürlüğünü koruma mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz, sürdüreceğiz.
Avukatlar, mesleki faaliyetlerini icra ederken maruz kaldıkları hukuki ve idari baskıların yanı sıra, ağırlaşan ekonomik ve sosyal koşullar ile artan saldırılar nedeniyle de ciddi bir varoluş mücadelesi vermektedir. İmtiyaz değil eşitlik talep eden kamu avukatlarının ve her yaş ile kıdemden serbest avukatların yaşadığı gelecek kaygısı, savunma makamının yargı sistemindeki rolünü zayıflatmaktadır. Unutulmamalıdır ki; savunma hakkının etkin kullanılamadığı bir sistemde adil bir yargılamadan söz edilemez.
Bağımsız savunma, yalnızca bireysel bir hak değil; toplumun hak arama özgürlüğünün en temel güvencesidir. Ancak mevcut ekonomik ve sosyal koşullar, avukatları güvencesizliğe mahkûm ederek mesleğin toplumsal işlevini zayıflatmaktadır. Bugün mesleğimizin ekonomik ve sosyal güvencelerini savunmak; kutsal savunma hakkına ve hukukun üstünlüğüne sahip çıkmak demektir.
Meslektaşlarımıza ve tüm kamuoyuna duyurmak isteriz ki; bağımsız savunmanın özgür ve kararlı temsilcileri olarak buradayız. Görevimizin başında, sorumluluğumuzun farkındayız.
Unutulmamalıdır ki;
Bizler, hukuk devletinin varlığı için avukatız.
Bizler, hukukun üstünlüğüne inandığımız için avukatız.
Bizler, halkın güvencesi olabilmek için avukatız.
Biz avukatlar; çocuğa, kadına ve tüm canlılara yönelik şiddetin karşısında duranlarız.
Doğa katliamlarına karşı mücadele edenleriz.
Bizler; kamunun vicdanı, demokrasinin teminatı olan avukatlarız.
Ve bizler; hiç tanımadığımız insanların hakkına ulaşabilmesi için, hakkı yenilenler için çalıştık, çalışmaya da devam edeceğiz.
Demokrasi için, güçler ayrılığı için, bağımsız ve tarafsız yargı için dün olduğu gibi bugün de, yarın da çalışmaya devam edeceğiz.
Engellensek de, zorluklarla karşılaşsak da, yok sayılmaya çalışılsak da;
Bizler halkın yargıdaki gücüyüz.
Yargının kurucu unsuruyuz.
Hukukun emekçileriyiz.
“Herkes için adalet!” diyenler bizleriz.
Ve adaletin bekçisi olabilmek için daima varız, var olmaya da devam edeceğiz.
Avukatlar olduğu sürece, bağımsız ve tarafsız yargı varlığını sürdürecektir.
Değerli meslektaşlarım,
Yargının vazgeçilmez unsurları; avukatlar, hâkimler ve savcılardır. Dünyanın neresinde olursa olsun, bir ülkenin yargı sisteminin bağımsızlığı, tarafsızlığı ve savunmaya verdiği değer, o ülkeyi gerçek bir hukuk devleti yapar.
Yargılamada savunmaya ne kadar önem verilirse, yargının bağımsız ve tarafsız kalabilmesi de o kadar mümkün olacaktır. Yargılama içinde avukatlar ne kadar güçlü ise, yargı da o derece adil kararlar verebilecektir.
Unutulmamalıdır ki; avukatların sesi kesilirse, toplumun nefesi kesilir.
Değerli meslektaşlarım;
70 yıla yaklaşan mazisiyle Uşak Barosu; demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti için, hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı için çalışan köklü bir barodur.
Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği hedef doğrultusunda, açtığı yolda ilerlemeyi görev bilmiştir. Bu yolda karşılaştığı zorluklara hiçbir zaman boyun eğmemiştir, eğmeyecektir.
Uşak Barosu; avukatlarımızın bağımsız ve özgür kimliğinin koruyucusu, yurttaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerinin savunucusudur.
Kaybettiğimiz tüm meslektaşlarımızı bu anlamlı günde bir kez daha saygı ve rahmetle anıyorum.
Bugün burada bizlerle olduğunuz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Ve Atatürk’ün dediği gibi:
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”
Bu duygu ve düşüncelerle; ülkemizde hak ettiğimiz hukuk devleti ve demokrasi anlayışının yerleşmesi umuduyla,
“Herkes için adalet – Adalet için avukat” diyerek tüm meslektaşlarımın Avukatlar Günü’nü kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum."













