
M.Ö. 350'li yıllarda Büyük İskender döneminde kurulan Blaundus Antik Kenti, benzersiz konumuyla görenleri büyülüyor. Ulubey kanyonlarının devamı niteliğindeki yaklaşık 200 metre derinliğindeki devasa vadilerle üç tarafı çevrili olan kent, adeta bir yarımada üzerinde yükseliyor. Bu sarp coğrafi yapı sayesinde şehre yalnızca tek bir yönden giriş yapılabildiğini belirten Milletvekili Güneş, kentin antik çağlarda üst düzey bir güvenlik ve stratejik avantaja sahip olduğunun altını çizdi.
Kazılar 12 Ay Boyunca Kesintisiz Sürüyor Bölgenin tarihi dokusunu gün yüzüne çıkarmak amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından antik kentte yılın 12 ayı boyunca aralıksız kazı çalışmaları yürütülüyor. Yapılan çalışmalarda kentin görkemli ana giriş kapısı, okçuların şehri savunduğu alanlar ve dönemin yöneticileri ile sanatçılarının etkinliklerine sahne olan antik tiyatro alanı gibi önemli yapılar bir bir ortaya çıkarılıyor. Ayrıca, alanın tanıtımına katkı sağlamak amacıyla Uşak Valiliği ve Bakanlık işbirliğiyle bölgeye estetik bir karşılama tabelası da yerleştirildi.
"Turizmin Yeni Cazibe Merkezi Olacak" Blaundus Antik Kenti'nin an itibarıyla hala çok az bilinen, keşfedilmeyi bekleyen "bakir" bir cennet olduğunu ifade eden Op. Dr. İsmail Güneş, vizyonlarının çok büyük olduğunu belirtti. Güneş, yürütülen titiz çalışmalar ve tanıtım faaliyetlerinin sonucunda Blaundus'un tıpkı Efes Antik Kenti gibi hak ettiği değeri göreceğini; hem yurtiçinden hem de yurtdışından binlerce turisti ağırlayan dev bir cazibe merkezi haline geleceğini müjdeledi.
Zamanın ötesinde, sessiz ama çok şey anlatan bu eşsiz vadi, tarih ve doğa tutkunlarını ağırlamak için gün sayıyor.














