Genel
Yayınlanma: 26 Ağustos 2026 - 18:02
Uşak'ta Milli Mücadele Tarihi Bilimsel Yönleriyle Ele Alındı: "Düşmanın Teslim Alındığı Şehir Uşak ve Milli Mücadele Sempozyumu" Düzenlendi
Uşak’ın Millî Mücadele tarihindeki önemli rolünün bilimsel çalışmalar ışığında ele alındığı “Düşmanın Teslim Alındığı Şehir Uşak ve Millî Mücadele Sempozyumu” gerçekleştirildi.
Genel
26 Ağustos 2026 - 18:02

Uşak Valiliği ile Uşak Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen sempozyumda, Uşak’ın işgal yıllarındaki direnişi, Kuvay-i Milliye faaliyetleri, Büyük Taarruz süreci, Uşak’ın kurtuluşu ve Yunan Ordusu Başkomutanı General Trikopis’in esir alınması başta olmak üzere çok sayıda konu akademisyenler tarafından değerlendirildi.Sempozyuma Uşak Valisi Dr. Serdar Kartal, AK Parti Uşak Milletvekili Op. Dr. İsmail Güneş, AK Parti Uşak Milletvekili Av. Fahrettin Tuğrul, Uşak Belediye Başkan Vekili Hatice Terekeci Özkan, Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Demir, İl Emniyet Müdürü Taner Çiftçi, AK Parti İl Başkanı Himmet Yaşar, daire müdürleri, protokol üyeleri, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı.
“Uşak, Millî Mücadele’nin en önemli duraklarından biri”
Sempozyumun açılışında yapılan konuşmalarda Uşak’ın Millî Mücadele tarihindeki yerinin yalnızca 1 Eylül 1922’deki kurtuluş günüyle sınırlı olmadığı vurgulandı.Konuşmalarda, 26 Ağustos 1922’de Kocatepe’den başlayan Büyük Taarruz’un, 30 Ağustos’ta Başkomutanlık Meydan Muharebesi’yle kesin zafere ulaşmasının ardından Türk ordusunun batıya doğru takip harekâtına geçtiği ve Uşak’ın bu tarihî yürüyüşün en önemli merkezlerinden biri olduğu ifade edildi.Uşak’ın 1 Eylül 1922’de işgalden kurtulmasının ardından, 2 Eylül 1922’de Yunan Ordusu Başkomutanı General Trikopis ve beraberindeki komuta heyetinin Uşak’ta esir alınması, şehrin Millî Mücadele tarihindeki önemini daha da artıran gelişmeler arasında gösterildi.Sempozyumda, Trikopis’in esir alınmasının yalnızca bir askeri başarının göstergesi olmadığı, aynı zamanda Yunan ordusunun Anadolu’daki işgal projesinin askeri ve siyasi açıdan çöktüğünü ortaya koyan sembolik bir dönüm noktası olduğu değerlendirildi.Uşak’ın direnişi işgalden çok önce başladı
Sempozyumda dikkat çekilen başlıklardan biri de Uşak’taki Millî Mücadele faaliyetlerinin Büyük Taarruz’dan çok daha önce başlamış olmasıydı.İzmir’in işgalinin ardından Batı Anadolu’da yükselen direniş hareketinin Uşak’ta da güçlü şekilde karşılık bulduğu, Uşaklıların Kuvay-i Milliye hareketlerine destek verdiği ve müdafaa-i hukuk teşkilatlanmalarıyla Millî Mücadele’nin örgütlenmesine katkı sağladığı aktarıldı.İbrahim Tahtakılıç’ın Alaşehir Kongresi’nde başkan vekilliğine seçilmesi de Uşak’ın Millî Mücadele’nin siyasi ve toplumsal teşkilatlanmasındaki rolünün önemli örneklerinden biri olarak değerlendirildi.29 Ağustos 1920’de başlayan ve iki yılı aşkın süre devam eden işgalin Uşak’ta büyük acılara ve kayıplara yol açtığı belirtilirken, buna rağmen Uşak halkının bağımsızlık iradesinden vazgeçmediği vurgulandı.“İşgal edilen topraklardı, teslim alınamayan Uşaklının iradesiydi”
Sempozyumda Uşak halkının işgal dönemindeki fedakârlıkları da gündeme getirildi.Uşaklıların cephede savaşan Mehmetçik’in yanında yer aldığı, Kuvay-i Milliye’ye destek verdiği, sahip olduğu imkânları Millî Mücadele için seferber ettiği ve gerektiğinde evladını, malını ve canını vatan uğruna feda ettiği ifade edildi.Bu kapsamda Millî Mücadele tarihinin yalnızca cephede savaşan komutanlar ve askerler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği; köylerden cepheye taşınan iaşenin, ailelerin fedakârlıklarının, yaralıların tedavisinin ve cephe gerisindeki çalışmaların da zaferin önemli unsurları olduğu belirtildi.Uşak, Trikopis’in esir alınmasıyla dünya askeri tarihine geçti
Sempozyumun önemli başlıklarından biri General Trikopis’in Uşak’ta esir alınması oldu.Akademik sunumlarda, Trikopis’in 2 Eylül 1922’de Uşak çevresinde Türk birlikleri tarafından esir alındığı ve daha sonra Uşak’taki Türk karargâhına getirildiği anlatıldı.Sempozyumda ayrıca Trikopis’i hangi birliğin esir aldığı konusunda farklı tarihî kaynaklarda farklı bilgilerin bulunduğuna dikkat çekildi. Yapılan akademik değerlendirmede, Trikopis’i ilk olarak esir alan birliğin 23. Tümen 69. Alay’a bağlı 1. Tabur olduğu, ancak bölgenin daha sonra 5. Kafkas Tümeni’nin sorumluluk alanına devredildiği ifade edildi.Bu ayrıntıların, Uşak’ta gerçekleşen esaret olayının askeri tarih açısından daha kapsamlı biçimde araştırılması gerektiğini ortaya koyduğu belirtildi.Batı Cephesi’nin havacılık faaliyetleri de ele alındı
Sempozyum kapsamında Millî Mücadele dönemindeki Batı Cephesi askerî havacılık faaliyetleri de akademik bir sunumla ele alındı.Sunumda özellikle Fazıl Bey ve Tayyare Bölükleri üzerinde duruldu. Uşak’ın, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasının ardından oluşturulan ilk muharip hava birliklerinin teşkilatlanmasında önemli merkezlerden biri olduğu aktarıldı.Fazıl Bey’in komutanlığındaki Kartal Müfrezesinin Uşak’taki faaliyetleri ve Millî Mücadele sırasında Türk havacılarının yaşadığı ağır şartlar da anlatıldı.Dönemin uçaklarının farklı ülkelerin üretimi olması, yakıt ve yedek parça sıkıntıları yaşanması, uçakların bakım ve onarımlarının son derece zor şartlarda gerçekleştirilmesi gibi ayrıntılar aktarılırken, az sayıdaki havacının kara harekâtına önemli katkılar sunduğu ifade edildi.Sunumda Fazıl Bey’in 27 Ocak 1923’te Cumhuriyet’i göremeden şehit olduğu da aktarılırken, Uşak’ın Millî Mücadele tarihinde görev yapan ve isimleri daha az bilinen kahramanların hatırlanmasının önemine dikkat çekildi.“Tarih yalnızca geçmişi anlatmak değildir”
Sempozyumda konuşan Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Demir ise üniversitelerin yalnızca eğitim ve öğretim faaliyeti yürüten kurumlar olmadığını, aynı zamanda şehirlerin tarihî hafızasını koruyan ve bu hafızayı bilimsel bilgiye dönüştüren kurumlar olduğunu ifade etti.Uşak Üniversitesi’nin kuruluşunun 20. yılına dikkat çekilen konuşmada, sempozyumun üniversitenin 20. kuruluş yılında gerçekleştirilen önemli bilimsel buluşmalardan biri olduğu belirtildi.Rektör Demir, gençlere yönelik mesajında Millî Mücadele ruhunun yalnızca cephede gösterilen cesaretten ibaret olmadığını; bugün aynı ruhun bilimde, eğitimde, üretimde, kültürde ve ülkenin geleceğine yönelik sorumluluk anlayışında yaşatılması gerektiğini vurguladı.Bilimsel çalışmalarla tarihî hafıza güçlendirilecek
Sempozyumun temel amaçlarından birinin Uşak’ın Millî Mücadele tarihindeki özgün yerini bilimsel çalışmalarla ortaya koymak olduğu belirtildi.Konuşmalarda tarihî olayların yalnızca hamasi anlatımlarla değil; arşiv belgeleri, askerî kayıtlar, dönemin basını, hatıratlar ve akademik araştırmalar üzerinden incelenmesinin önemine dikkat çekildi.Bu doğrultuda sempozyumda Uşak’ın işgal yıllarındaki yerel direniş hareketlerinden cephe gerisindeki faaliyetlere, Büyük Taarruz’dan askerî gelişmelere, siyasi ve toplumsal gelişmelerden Trikopis’in esir alınmasına kadar farklı başlıkların ele alınması hedeflendi.Dört oturumda gerçekleştirildi
Sempozyumun açılış konuşmalarının ardından programın dört oturum halinde sürdürüldüğü bildirildi. Oturumlarda farklı üniversitelerden gelen akademisyenler ve araştırmacılar tarafından Millî Mücadele’nin çeşitli yönlerine ilişkin bildiriler sunuldu.Akademisyenlerin özellikle Uşak’ın Batı Cephesi’ndeki rolü, askerî havacılık faaliyetleri, yerel direniş hareketleri ve General Trikopis’in esir alınması gibi başlıklarda bilimsel değerlendirmelerde bulunduğu aktarıldı.“26 Ağustos’un kararlılığı, 30 Ağustos’un zaferi, 1 Eylül’ün özgürlüğü”
Sempozyumun, 26 Ağustos–1 Eylül Millî Mücadele, Zafer ve Gençlik Günleri etkinlikleri kapsamında düzenlendiği belirtildi.Programda Uşak’ın tarihî hafızasının korunması, Millî Mücadele’nin genç nesillere aktarılması ve kentin tarihî mirasının bilimsel çalışmalarla geleceğe taşınmasının önemi vurgulandı.Sempozyum sonunda, Millî Mücadele’nin bütün kahramanları, şehitler ve gaziler rahmet, minnet ve saygıyla anılırken; Büyük Taarruz’un 104. yıl dönümü, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Uşak’ın 1 Eylül Kurtuluş Günü dolayısıyla mesajlar verildi.Uşak’ın Millî Mücadele tarihindeki rolünü akademik açıdan yeniden değerlendiren sempozyumun, kentin tarihî hafızasının güçlendirilmesine ve Uşak’ın Millî Mücadele’deki yerinin daha geniş kitlelere aktarılmasına katkı sunması hedefleniyor.İlginizi Çekebilir













