
Dünya genelinde yediden yetmişe herkesin günlük yaşamının bir parçası olan sosyal medya, kriz dönemlerinde ortaya çıkan dezenformasyon ve yalan haberlerle her geçen gün güvenilirliğini ve inandırıcılığını kaybediyor. Üstelik, örf, adet ve geleneklerimize uygun olmayan yayınlarla toplumun genel ahlak seviyesini bozmaya yönelik olduğu bilinen bir gerçek.
Oysaki, belli kurallara, etik değerlere ve yasalara uymak zorunda olan ve yayınlarını bu doğrultuda gerçekleştiren geleneksel medya -televizyon, radyo ve gazeteler- hâlâ toplumun en güvenli haber alma araçları olarak varlığını koruyor.

Peki, son dönemde özellikle siyasetçilerin adeta bir propaganda aracı gibi kullandığı sosyal medyaya vatandaş güveniyor mu, oy kullanırken inandırıcı buluyor mu ve seçmenin karar verme sürecini etkiliyor mu?
İşte bu sorunun cevabını biz de söz sende dedik ve Uşaklılara sorduk. Uşaklılar, sosyal medyanın sürekli cep telefonlarında yer aldığı için takip ettiklerini, ancak inandırıcı bulmadıklarını açıklarken, karar verme süreçlerine etkisi olmadığını da vurguladılar.
Sosyal medyayı magazin takip eder gibi takip ettiklerini, ancak inandırıcı ve güvenilir bulmadıklarını belirten Uşaklılar, seçimler açısından sosyal medyanın bir adaya oy verme sürecinde asla etki bırakmadığını da söylediler.
Geleneksel medya, özellikle de televizyon kanalı haberlerini etkili ve güvenilir bulduklarını ifade ettiler.

Siyasetçilerin kendilerinin veya partilerinin kendilerine ait olan sosyal medya hesaplarının magazinsel bir takip etkisi olduğunu, ancak oy verme karar süreçlerini asla etkilemediğinde hemfikir oldular.
"Sosyal medyada siyasetçiyi takip ederim ama sosyal medyaya göre asla oy vermem," diyenlerin sayısı neredeyse 10 kişiden 9'u oldu.
Geleneksel haber alma araçlarının TV kanalları, gazete, radyo ve internet haber sitelerinin kesinlikle çok etkili olduğunu da vurguladılar.















