
Programın ilk bölümünde uzmanlar, öğrencinin öncelikle kendi öğrenme stilini keşfetmesi gerektiğini vurguladı. Her öğrencinin öğrenme biçiminin farklı olduğuna dikkat çekilirken, yapılan en büyük hatalardan birinin yanlış yöntemlerle konu tekrarı yapmak olduğu ifade edildi. Görsel zekâsı yüksek öğrencilerin sadece dinleyerek ya da okuyarak verim alamayabileceği belirtilerek, Cornell not alma yöntemi ve zihin haritalarının bilgiyi görselleştirerek öğrenmeyi kolaylaştırdığı aktarıldı. Aktif öğrenme için ilk adımın öğrenme stilinin belirlenmesi olduğu vurgulandı.
KALICI ÖĞRENME İÇİN DÜZENLİ TEKRAR ŞART
Öğrenmenin kalıcı hale gelmesi için günlük, haftalık ve aylık tekrarların önemine değinen uzmanlar, test çözmenin ve arkadaşlarla yapılan grup çalışmalarının da süreci desteklediğini ifade etti.
Programın etkileşimli bölümünde izleyicilerden gelen sorular yanıtlandı. Bir velinin, “Çocuğum ders çalışırken sürekli telefonuna bakıyor” sorusu üzerine uzmanlar, telefonu ortamdan uzaklaştırmanın etkili olduğunu ancak bunun çatışmaya yol açabileceğini belirtti. Bunun yerine çocukla karşılıklı bir anlaşma yapılmasının, aile içi huzuru da koruyacağı ifade edildi.
Çalışmaya başlamakta zorlanan ve erteleme sorunu yaşayan öğrenciler için ise küçük hedefler koymanın etkili bir yöntem olduğu vurgulandı. “10 dakika ders çalışacağım” gibi kısa süreli hedeflerin, büyük hedeflere ulaşmada önemli bir adım olduğu belirtildi.
SINAV KAYGISI VE MOTİVASYON ELE ALINDI
Sınavlarda heyecanlandığını belirten bir öğrencinin sorusu üzerine uzmanlar, bu durumun çoğu zaman zaman yönetimiyle ilgili olduğuna dikkat çekti. Düzenli deneme sınavlarının hem sınav kaygısını azalttığı hem de zamanı daha iyi kullanmayı sağladığı ifade edildi.
Ders çalışırken sıkılan öğrenciler için motivasyon konusuna da değinildi. Uzmanlar, sorunun çoğu zaman sıkılmaktan ziyade motivasyon eksikliği olduğuna dikkat çekerek, öğrencinin hedeflerinin onun duygularına hitap etmesi gerektiğini belirtti. Özellikle küçük yaş gruplarında velilerin, sadece başarıyı değil başarıya giden süreci de ödüllendirmesinin büyük önem taşıdığı vurgulandı.
Çabuk pes eden öğrenciler için çalışma süresinin kısa bölümlere ayrılması önerilirken, gece mi gündüz mü çalışmanın daha verimli olduğu sorusuna ise kişisel biyolojik ritmin belirleyici olduğu yanıtı verildi. Psikolog konuk ise düzenli ve yeterli uykunun, verimli çalışmanın vazgeçilmez bir parçası olduğunun altını çizdi.
Program, moderatörün özet ve teşekkür konuşmasıyla sona erdi. Yayında ele alınan konuların hem öğrenciler hem de veliler için yol gösterici olması temennisinde bulunuldu.















