
Cumhuriyet Halk Partisi Uşak İl Başkanı Koray Akgün Basın Açıklamasını Yaptı
Basın Açıklamasında Akgün, “ÇALIŞANLARIMIZDAN VE EMEKLİLERİMİZDEN ÇALINAN HER BİR KURUŞU YERİNE KOYACAĞIZ”
Yapılan Basın Açıklaması; “Saray rejimi son haftalarda sürekli "Enflasyonun belini kırdıklarından'" bahsediyor. Ama gelin görün ki kırılan enflasyonun beli değil emeklilerimizin ve memurlarımızın hayalleri oldu.
TÜİK'in makyajlı verileriyle 2023 yılının ilk 6 ayı için memurlarımızın ve emeklilerimizin maaşlarında yapılacak artış önce yüzde 16,4 oldu. Ardından 3 Ocak Salı günü, memurun ve emeklinin hakkı değilmiş de AKP Genel Başkanının lütfuymuş gibi artış oran yüzde 25 olarak açıklandı.
Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu "Siz sadaka mı veriyorsunuz, bu yetmez, bu rezil artışın hesabını vereceksiniz" diye tepki gösterince Saray 4 Ocak Çarşamba günü artış oranını yüzde 30'a yükseltmek zorunda kaldı. Genel Başkanımızın çağrısıyla artış oranı yüzde 30’a yükseltildi, memur ve emeklilerimiz "Ya Kemal Bey olmasaydı" dedi.
Peki, Saray yapımı yüksek enflasyon ve pahalılık ortamında yüzde 30 artış yeter mi? Elbette yetmez!” diyerek yüzdelik verileri açıkladı.
• iktidara yakın İTO'nun dahi yıllık enflasyon verisi yüzde 93,
• Bağımsız ENAG'ın yıllık enflasyon verisi yüzde 137,
• İktidarın manipülasyon kurumu olan TÜİK'in yıllık enflasyon verisi ise yüzde 64,27.
Koray Akgün yaptığı konuşmaya “Bir yanda halkın hissettiği gerçek enflasyon ve pahalılık var, diğer yanda Saray'ın açıkladığı sahte enflasyon verileri var. Saray, milyonlarca memuru ve emekliyi işte bu sahte TÜİK enflasyonu oranında artışa mahkûm etmiştir. Saray, talimatıyla yönettiği TÜİK'in verileriyle memurumuzun ve emeklimizin sofrasındaki her bir lokmayı adeta gasp etmiştir.
Yüzde 30'luk sefalet artışının 15,40 puanı, yani yarısından fazlası TÜİK'in makyajlı 6 aylık enflasyon verisinden oluşmaktadır. Erdoğan’ın sadaka verircesine yaptığı ve müjde olarak sunmaya çalıştığı artış ise bu oranı ikiye dahi katlamamıştır. Tüm çalışanlarımız ve emeklilerimiz tarafından bir kez daha bilinmesini istiyoruz: Ülkenin hazinesinden faizcilere, tefecilere her ay on milyarlarca lira aktaran Saray iktidarının çalışanlarımızın ve emeklilerimize reva gördüğü artış oranı yüzde 14,6'dan ibarettir.
Saray, apartı haline getirdiği TÜİK'i de kullanarak adım adım tüm ücretleri asgari ücret seviyesine getirmiştir.
Saray düzeni tüm toplumu yoksullukta buluşturmaktadır. 2015 yılında ortalama memur aylığı asgari ücretin 2,44 katı iken 2023 yılı için ortalama memur aylığı yüzde 30 zamla asgari ücretin 1,43 katına kadar gerilemiştir.” şeklinde devam etti
“Öyle ağır bir tablo söz konusu ki, Türkiye'de 13,9 milyon emekli ve dul yetimin 8 milyonuna yakını asgari ücretin altında aylık almaktadır” diye başlayan Yeni Uşak İl Başkanı Koray Akgün
“Öyle ağır bir tablo söz konusu ki, Türkiye'de 13,9 milyon emekli ve dul yetimin 8 milyonuna yakını asgari ücretin altında aylık almaktadır. SGK'nın son verilerine göre ülkemizde 4 milyon 84 bin dul yetim aylığı alan vatandaşımız bulunuyor. Dul ve yetimlerimizin kimisi aylık 800 TL ile, kimisi 1000 ile, kimisi ise 1500 TL ile geçinmek zorunda bırakılmaktadır.
İşte bu sefalet düzeninde Erdoğan utanmadan en düşük: emekli aylığının 5500 TL olacağını açıkladı. Sayın Genel Başkanımızın çağrıları olmasa bu artış dahi gerçekleşmeyecekti! En düşük emekli aylığı alanlar yine haklı olarak "Ya: Kemal bey olmasaydı" ne olurdu diye sordu.
5500 TL ile bir ayda kim geçinebilir? Hiç kimse!
AKP Genel Başkanı açlık sinirinin Aralık itibariyle 8 bin 130 TL olduğu ülkemizde, 5500 TL emekli aylığı vermekle övünüyor.
Partimizin en düşük emekli aylığının asgari ücret seviyesine çekilmesi teklifini ise reddediyor.
Neden? Çünkü Saray ülkenin kaynaklarını, hazinesini; kimi üç, kimi dört, kimi ise beş yerden maaş alan danışmanlarına, faiz lobilerine, 5'li çeteye, ballı müteahhitlere aktarıyor.
Tercihini emekliden, memurdan, isçiden yana değil, bir avuç yandaştan yana kullanıyor. Milyonlarca memura, emekliye, dul yetime ve isçiye ise açlığı ve yoksulluğu reva görüyor. Emeklinin, memurun, isçinin sofrasından kepçeyle alan iktidar, söz konusu ücret zammı olduğunda kaşıkla veriyor. Emeklilerimiz, memurlarımız, isçilerimiz iktidarın asgari sefalet ücretine, zam adı altında verdiği sadakaya muhtaç bırakılamaz.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir kez daha söylüyoruz! Kendi emeklisine ve çalışanına "fakir fukara" gözü ile bakan bu Saray düzenini değiştireceğiz. Ülkede adaletsiz bir soygun düzeni kuran bu Saray düzenini değiştireceğiz.” diyerek devam etti ve yaptığı basın açıklamasını sonlandırırken
“Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun çağrı ve mücadelesiyle,
• EYT mağduriyeti son bulan milyonlarca yurttaşımız,
• 3600 Ek gösterge hakkına kavuşan memurlarımız,
• Taşerondan kadroya geçen isçilerimiz,
• Yıllardır bekledikleri kadroyu alan sözleşmeli personellerimiz,
Bugün "Ya Kemal bey olmasaydı" diyorsa,
Kemal Bey milyonlarca emeklimize ve memurumuza söz veriyor;
• Hile ve hurda ile cebinizden çalınan her bir kurusun hesabını soracağız,
• İktidara gelir gelmez en düşük emekli aylığını asgari ücret seviyesine getireceğiz,
• Asgari ücreti hem çalışanlarımız hem de emeklilerimiz için Türkiye gerçeği olmaktan çıkaracağız,
•Emeklilerimiz arasındaki maaş adaletsizliğine son verecek ve intibak yasasını hemen çıkartacağız,
•Emekçinin, emeklinin yüksek enflasyon ve makyajlı veri kaynaklı kayıplarını telafi edeceğiz.
Ekonomik buhrana, enflasyona, pahalılığa, işsizliğe, emekli yoksulluğuna son vereceğimiz,
Hep birlikte zenginleşip hep birlikte kalkınacağımız düzeni gelecek sandıktan sonra mutlaka kuracağız!” dedi.
Uşak Eğitim Sen Başkanı Deniz Ertunç basın açıklamasına devam etti. Açıklamaların da
“Sevgili basın emekçileri ve bugün burada tüm ücretli çalışanların ve emeklilerin insanca yaşanacak bir ücret talebi için tüm ülkede ve Uşak'ta alanlara çıkan emek ve demokrasi güçlerini KESK adına saygıyla selamlıyorum” diyerek başladığı basın açıklamasında
“Hepinizin bildiği gibi enflasyon rakamları açıklandı. TEIK'e göre enflasyon: aylık yüzde 1.18, altı aylık yüzde 15,4, yıllık yüzde 64.27 olmuştur. Yine TIK verilerine göre emekçilerin ve halkın temel harcama kalemi olan gıdada resmi enflasyon yıllık yüzde 77.87'ye, kira-konut enflasyonu ise yüzde 79,83'e ulaşmıştır.
Açıklanan resmi enflasyon rakamları hepimize bir kez daha ‘Bu kadar da olmaz İnsanın aklı ile bu kadar da dalga geçilmez’ dedirtmiştir.
Buna rağmen Cumhurbaşkanı yandaş konfederasyonun "Sözleşmeliye Kadro Şöleni" programında kameraların karşısına geçmiş, büyük bir müjde veriyormuşçasına, kamu emekçilerinin ve emeklilerin 2023 Ocak maaşlarının yüzde 25 arttırılacağını söylemiştir. Ertesi günde kamuoyu baskısı üzerine 5 puan daha arttırılmıştır. Ve bu durum yandaş sendikalar tarafından elleri patlarcasına alkışlanarak kutlanmıştır.
Her şeyden TÜİK tarafından açıklanan rakamlar iktidarın yıllardır sürdürdüğü yaşanan gerçek enflasyonu perdeleme, enflasyonu düşük göstererek milyonlarca çalışanın maaşını, ücretini düşük gösterme politikasının ürünüdür.” dedi ve devam etti
“Ne yazık ki tüm halk TÜIK rakamlarını yalan, yoksulluğun gerçek olduğunu onlarca acı tecrübe ile bir kez daha öğrenmiştir. Ülkeyi yönetenler bugüne kadar onlarca Ali Cengiz oyunu ile yaşadığımız gerçek enflasyonu gizlemeyi başardılar. Ama geldiğimiz noktada yıllardır sahnelenen bu oyunların sonuçlarımı gizlemek artık mümkün değildir. Tüm Türkiye Asgari ücretliler ülkesine dönüştürülmüştür. Tüm bunlara rağmen iktidarın Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanı çıkıp "Kamuoyunda asgari ücrette yüzde 54 artış yapıldı, bize de olur mu şeklinde saçma sapan tartışmalar var" diyebilmektedir. Oysa "saçma sapan" olan; milyonlarca kamu emekçisinin ve emeklinin talebi değildir.
Saçma sapan olan; gerçekleri ters yüz etmek için takla attırılan TÜİK rakamlarıdır. Ve bu rakamlara göre bizlere sunulan açlık sinirinin altında yaşam ücretleridir. Kamu çalışanları ve olarak Saçma sapan resmi enflasyon rakamlarına göre yapılan maaş-ücret artışları ile her gün daha fazla yoksullaştırmaktan bıktık."Saçma sapan" denilerek aşağılanan talep "memur ve emekli maaşları asgari ücrete yapılan %54 oranında artırılsın" talebidir. Tüm kamu emekçileri ve emekliler bu artışın yaşanan hayat pahalılığının sürdüğü koşullarda kısa sürede eriyeceğini bugüne kadar defalarca tecrübe etmiştir.” Dedi ve konuşmasını
Her zaman altını çizdiğimiz üzere enflasyona göre maaş zammı "sıfır" zam demektir. Sahte rakamlardan ibaret TÜİK verilerine göre maaş zammı ise reel gelirimizin erimesi, yoksulluğumuzun artması demektir. Kalıcı olan ise insanca yaşamaya yetecek bir ücret mücadelesidir.
KESK olarak, iktidarlardan icazet beklemek yerine her zaman olduğu gibi insanca yaşamaya yetecek ücret için "HAK VERİLMEZ, MÜCADELE İLE ALINIR" şiarı ile bütçe görüşmelerinden bugüne eylemler yaptık, bordrolarımızı yaktık. Hakkımız olanı alıncaya kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.
Tüm kamu emekçilerini ve emeklileri, emek ve demokrasi güçlerini en temel talebimiz olan insanca yaşamaya yetecek yoksulluk sınırı üzerinde ücret talebine sahip çıkmak için vermeye çağırıyoruz.” diyerek sonlandırdı.

2021 Tüm Emekliler Sendikası Uşak Şube Başkanı Mehmet Arslan
Emekli ve Memur zamları hakkında Atatürk Anıtı önünde yapılan basın açıklamasına Mehmet Arslan devam etti.
Arslan Taleplerinden söz etti ve ekledi;
1- En düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesinde olmalı.
2 - Emeklilere Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere yılda dört ikramiye ödenmeli. İkramiyeler dul ve yetim maaşı alanlara da aldıkları maaş oranı kadar değil, tam ödenmeli.
3- Temel gıda maddeleri ile elektrik, doğal gaz ve akaryakıt fiyatlarına yapılan yüksek oranlı zamlar nedeniyle düşen satın alma gücümüzde meydana gelen kaybın telafisi için seyyanen zam yapılmalı.
4- Anayasadaki ilgili kısım uluslararası tüm metinlerde geçtiği gibi "herkes sendika kurabilir" şeklinde düzeltilmeli, emekli maaşlarının iktidar tarafından tek taraflı belirlenmesi yerine, TBMM de emekli sendikaları statü yasasının çıkarılmasının ardından toplu sözleşme masasında belirlenmesi sağlanmalı.
5 - İntibak yasası derhal çıkarılarak eski ve yeni emekliler arasındaki maaş eşitsizliği giderilmeli.
6- Emekli maaşlarından yapılan muayene, ilaç vs tüm kesintilere son verilmeli.
7 - Temel gıda maddeleri ile elektrik, su ve doğal gaz üzerinden alınan KDV kaldırılmalı.
8- Hastanelerde Geriatri bölümleri açılmalı. Var olanlara takviye yapılmalı. Emekli ve yaşlılar için devlete ait huzurevi sayısı artırılmalı, evde bakım hizmetlerini kolaylaştırıcı çalışmalar yapılmalı.
İnsanca yaşamak için yaşasın toplu sözleşmeli sendikal mücadelemiz!
Sadaka değil, toplu sözleşme!
-Emekliyiz, haklıyız, kazanacağız!’ şeklinde ifade etti.

Konuşmaya devam eden Uşak Tüm Emekliler Derneği Başkanı Mustafa Çetinkaya “Arzu edilen sistem üzerine konuşacağım. Güncel yaşamın çok altında kalan emekli aylıklarına acilen seyyan bir artış yapılmasını, yaşlı bir emekli ailesinin sağlık sorunları gözetilen insanlık onuruna yakışır bir ücret verilmelidir. Emekli aylıklarının alt sınırı asgari ücretle ilişkilendirilerek, memur maaş kat sayısına uyumlu olarak zam oranları belirlenmelidir” dedi.

















