
Kurtulmuş, Anadolu Yayıncılar Derneğince ATO Meclis Salonu'nda düzenlenen "Kurumlar, Kurallar ve Yeni Medya Düzeni Çalıştayı"na katıldı.64. Hükümet'te medyadan sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak görevini yürüttüğünü belirten Kurtulmuş, bu süre içinde çeşitli medya kuruluşları ile toplantılar yaptığını anımsattı.
Kurtulmuş, Anadolu Yayıncılar Derneğinin düzenlediği bugünkü toplantıyla da medyanın, önünde bulunan önemli meseleleri tartışma fırsatı bulunacağını söyledi.Kurtulmuş, şöyle devam etti:"Bütün medya kuruluşlarımız, meslek kuruluşlarımızla birlikte bu işi beraber yöneteceğiz. Siz işin içerisindesiniz. Elini, ruhunu taşını altına koymuş arkadaşlarımızsınız, eksiklerinizi, gediklerinizi biliyorsunuz. Sektörün eksikliklerini, yapılması gerekenleri, atılması gereken adımları biliyorsunuz. Bu süre içerisinde, bu üç temel ilkeye hepimiz riayet ettiğimiz sürece biz de bütün gönlümüzü, ruhumuzu açarak sizlerle beraber, işbirliği halinde bu süreci yürütmeye kararlıyız. Bu kuruluşların her biri bir yasa ile kuruluyor, RTÜK anayasal bir sorumluluk olarak ortaya çıkmış, o anayasal sorumluluğun gereği olarak da 1994'ten itibaren yasayla ortaya çıkmış, basınla ilgili bir düzenleyici kuruluşumuz. Şimdiye kadar çok değişiklikler yapılmış RTÜK'le ilgili, bunları biliyorsunuz. Bundan sonra da değişiklikler yapılır, 'Yasası orada ve değişmez 'diye bir şey yok. RTÜK Yasası da Basın İlan Kurumunun da TRT'nin de yasası değişir."Yasaların toplumun ihtiyaçları çerçevesinde yenilenme mecburiyetinde olduğunu dile getiren Kurtulmuş, Türkiye'nin ihtiyaçlarının da sürekli değiştiğine işaret etti.- "RTÜK'le ilgili yoğun eleştiriler var..."Kurtulmuş, bu değişiklikleri parlamentonun yapacağını ancak talepleri dile getireceklerin yayıncılar olduğuna dikkati çekerek, RTÜK'ün hem kuruluşu hem de yaptığı faaliyetlerle ilgili yoğun eleştiriler olduğunu bildirdi.Bu eleştirilerden birinin RTÜK'ün özellikle seçim dönemlerinde verdiği cezalar olduğunu vurgulayan Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:"Bunlar çok sık gündeme geliyor, bu müeyyideler RTÜK'ün verdiği herhangi bir cezaya, bir kapatma cezasına vesaire karşı mahkemeye gidilebiliyor. Burada RTÜK de şunu diyemez; 'Bizim bir işimiz yok, YSK bu cezayı veriyor' diyemezsiniz. Raporu siz hazırlıyorsunuz. Sizin hazırladığınız, 'ceza verilsin' dediğiniz raporların bir kısmına YSK ceza vermiyor, bir kısmına 'ceza verilmesin' dediklerinize bir kaç ceza birden veriliyor. Eyvallah, cezayı YSK veriyor ama raporu da RTÜK görevi gereği tutuyor. Ben sadece kişisel görüşümü ifade ediyorum, bu konuda değişiklik yapılması için de siyasi olarak üzerimize düşeni yapacağımızı burada çok net kameralar önünde de söylüyorum. Bu eski bir iştir, TRT'nin yek yayıncı olduğu, kamu yayıncılığının dışında hiçbir yayıncılığın yapılmadığı döneme ilişkin bir uygulamadır. Yani herhangi bir televizyon kanalı, neden televizyon yayınlarını seçim dönemi yaparken eşit davranmak zorunda olsun? O televizyon kuruluşunun parasını devlet vermedi ki. O televizyon kuruluşu kamusal yayın yapmıyor ki, ticari bir faaliyette bulunuyor. Dolasıyla basınla ilgili olan kurumlardan seçim zamanlarında 'her partiye eşit şekilde yer verin' beklentisi doğru bir beklenti değildir."Her siyasi partinin veya adayların kendine yakın yayın kuruluşunu bulabileceğini ve onlar üzerinden kendi görüşlerini kamuoyuyla paylaşabileceğini aktaran Kurtulmuş, "A partisine yakın olan bir medya kuruluşuna, 'illa sen A partisi kadar B partisine de yer vereceksin' demek, bir adalet arayışı değildir" diye konuştu.- "Olağanüstü ağır cezalar verildi"Bu eleştiri ile 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde sıkça karşılaştıklarının altını çizen Kurtulmuş, YSK'nın bu raporlara dayanarak bazı kanallara olağanüstü ağır cezalar verdiğini anımsattı.Bunun kabul edilebilir bir yanı olmadığını açıklayan Kurtulmuş, aynı zamanda basın özgürlüğü ile de bağdaşmadığını bildirdi.Kurtulmuş, "Dolasıyla basın özgürlüğü diyenlerin aynı zamanda televizyon kurumlarının seçim dönemlerinde ekranlarının karartılmasının da bir basın özgürlüğüne karşı ihlal olduğunu dile getirmeleri gerekir" dedi.İsteklerinin bu işi sadece parlamentoda çözmek olmadığını vurgulayan Kurtulmuş, meslek kuruluşları marifetiyle bir kamuoyu oluşmasını da arzu ettiklerini belirtti.Kurtulmuş, "Bu çerçevede biz de hükümet olarak RTÜK Yasası'nın değiştirilmesi ile ilgili prensip görüşlerimiz bu yöndedir. Bu anlamda adımlar atacağız ama istiyoruz ki beraber çalışalım. Sizler de elinizi taşın altına koyun" ifadesini kullandı.- Kamu spotlarıyla ilgili düzenlemeAnadolu medyasının ne kadar zor ayakta durduğunu bildiklerini aktaran Kurtulmuş, özellikle kamu spotları ve ilanları ile ilgili bir düzenleme yapılmasının bu yayıncıları rahatlatacağını düşündüğünü bildirdi. Kurtulmuş, bu konuyla ilgili yayıncılardan somut teklif beklediklerini söyledi.Kurtulmuş, Türkiye'nin tezlerinin tüm dünyada çok güçlü şekilde anlatılması için güçlü bir medyaya ihtiyaç olduğunu vurguladı.Numan Kurtulmuş, şunları kaydetti:"Çok fazla satan, çok reyting alan bir gazete veya televizyon, çok iyi bir medya kuruluşudur anlamına gelmez. Çok iyi ve başarılı bir medya kuruluşu, halkın talep ve beklentilerini dile getiren, bu ülkenin ulusal çıkarlarını koruyan, bu ülkenin milli menfaatlerini her türlü meselenin üzerine koyan, ortak meseleler üzerinde gerçekten buluşabilen, milletin bütün fertlerinin hak ve onurunu, şerefini, kendisinin hakkı ve onuru, şerefi olarak gören bir medya anlayışı ile olabilir."Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı İlhan Yerlikaya, medyanın bir silah olmadığını belirterek "Silah olarak kullanmamak lazım çünkü medya kamu adına görev yapan bir kurumdur" dedi.Yerlikaya, Anadolu Yayıncılar Derneğince Ankara Ticaret Odasında düzenlenen "Kurumlar, Kurallar ve Yeni Medya Düzeni Çalıştayı"nda yaptığı konuşmada, yerel basının, Türkiye'de çoğulculuğu sağladığını ifade ederek, demokratik ülkelerde çoğulculuğun önemine dikkat çekti. Türkiye'de radyo, televizyon ve yazılı basın bağlamında özellikle son 15 yıl içerisinde çoğulculuğun sağlandığını dile getiren Yerlikaya, şu değerlendirmelerde bulundu: "Tabii ki çoğulcu medya iyidir ama çoğaldıkça da rekabet şartları artıyor. Bu sefer reyting ve tiraj kaygıları başlıyor. Reyting ve tiraj kaygıları başlayınca da yavaş yavaş bozulma başlıyor çünkü yarışa girince insan kontrolden çıkıyor. Reytinglerde buna 'kirli reyting' diyorum. Televizyonlarımız da istemeyerek yarış etabına girdikleri için bazı olumsuz içerikler, kirli reytingler oluşuyor. Bu reytingler içerisinde kimi zaman müstehcen kimi zaman şiddet içeren kimi zaman da isteyerek veya istemeyerek teröre destek verecek mahiyette yayınlar maalesef oluyor." "Kirli reyting"in, yayıncılar açısından parayı ve kazancı kirletmek anlamı taşıdığını vurgulayan Yerlikaya, "Kirli reyting yapan bir programa eğer reklam veriyorsanız, siz paranızı da kirletiyorsunuz" ifadesini kullandı."Medya silah değildir"Yerlikaya, yerel yayıcıların çok zor şartlarda ve sınırlı imkanlarda çalıştığına dikkati çekerek reklam gelirleri bakımından da bazı sorunlar yaşandığını kaydetti.Anadolu Yayıncılar Derneğin Başkanı Sinan Burhan ATO Meclis Salonunda düzenlenen Kurumlar, Kurallar ve Yeni Medya Düzeni Çalıştayı'nda yaptığı konuşmada Anadolu medyasının sorunlarını dile getirdi Burhan, 1 Kasım seçimleri öncesinde özel radyo ve televizyon kanallarının çok sayıda ceza alması nedeniyle yayıncılık yapılamaz hale gelmişti. Bu cezaların nedenleri ve çözüm yolları bu çalıştayda ele alınacak dedi. Çalıştayda gündeme gelecek en önemli konulardan biriside kamu spotlarının ücretli yayınlanması konusu. Sinan Burhan: “Anadolu televizyonlarının daha da güçlenmesi için tıpkı gazetelerde olduğu gibi devletten ilan almaları gerekir. Gazetelere devlet nasıl destek veriyorsa televizyonlara da destek verilmelidir. Devletten destek almayan televizyonlar birde RTÜK'e katkı payı ödüyorlar. Türksat'a ödeme yapıyorlar. Bu konularda da düzenleme gerekir” diye konuştu. Konunun tüm taraflarını bir araya getirdiklerini belirten Burhan katılım sağlayan herkese ayrı ayrı teşekkür etti.PANELDE YSK VE RTÜK KANUNUNDAN KAYNAKLANAN CEZALAR ELE ALINDIŞeref Malkoç- Ak Parti YSK üyesi- Oturum BaşkanıHasan Tahsin Fendoğlu- RTÜK Eski Başkan VekiliMehmet Akarca- ATV Ankara Temsilcisi- Turkuaz GrupAli Em- YSK Eski BaşkanıPanelde medyanın genel sorunları ve medyanın geleceğine ilişkin çözüm önerileri tartışıldı.
Kurtulmuş, Anadolu Yayıncılar Derneğinin düzenlediği bugünkü toplantıyla da medyanın, önünde bulunan önemli meseleleri tartışma fırsatı bulunacağını söyledi.Kurtulmuş, şöyle devam etti:"Bütün medya kuruluşlarımız, meslek kuruluşlarımızla birlikte bu işi beraber yöneteceğiz. Siz işin içerisindesiniz. Elini, ruhunu taşını altına koymuş arkadaşlarımızsınız, eksiklerinizi, gediklerinizi biliyorsunuz. Sektörün eksikliklerini, yapılması gerekenleri, atılması gereken adımları biliyorsunuz. Bu süre içerisinde, bu üç temel ilkeye hepimiz riayet ettiğimiz sürece biz de bütün gönlümüzü, ruhumuzu açarak sizlerle beraber, işbirliği halinde bu süreci yürütmeye kararlıyız. Bu kuruluşların her biri bir yasa ile kuruluyor, RTÜK anayasal bir sorumluluk olarak ortaya çıkmış, o anayasal sorumluluğun gereği olarak da 1994'ten itibaren yasayla ortaya çıkmış, basınla ilgili bir düzenleyici kuruluşumuz. Şimdiye kadar çok değişiklikler yapılmış RTÜK'le ilgili, bunları biliyorsunuz. Bundan sonra da değişiklikler yapılır, 'Yasası orada ve değişmez 'diye bir şey yok. RTÜK Yasası da Basın İlan Kurumunun da TRT'nin de yasası değişir."Yasaların toplumun ihtiyaçları çerçevesinde yenilenme mecburiyetinde olduğunu dile getiren Kurtulmuş, Türkiye'nin ihtiyaçlarının da sürekli değiştiğine işaret etti.- "RTÜK'le ilgili yoğun eleştiriler var..."Kurtulmuş, bu değişiklikleri parlamentonun yapacağını ancak talepleri dile getireceklerin yayıncılar olduğuna dikkati çekerek, RTÜK'ün hem kuruluşu hem de yaptığı faaliyetlerle ilgili yoğun eleştiriler olduğunu bildirdi.Bu eleştirilerden birinin RTÜK'ün özellikle seçim dönemlerinde verdiği cezalar olduğunu vurgulayan Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:"Bunlar çok sık gündeme geliyor, bu müeyyideler RTÜK'ün verdiği herhangi bir cezaya, bir kapatma cezasına vesaire karşı mahkemeye gidilebiliyor. Burada RTÜK de şunu diyemez; 'Bizim bir işimiz yok, YSK bu cezayı veriyor' diyemezsiniz. Raporu siz hazırlıyorsunuz. Sizin hazırladığınız, 'ceza verilsin' dediğiniz raporların bir kısmına YSK ceza vermiyor, bir kısmına 'ceza verilmesin' dediklerinize bir kaç ceza birden veriliyor. Eyvallah, cezayı YSK veriyor ama raporu da RTÜK görevi gereği tutuyor. Ben sadece kişisel görüşümü ifade ediyorum, bu konuda değişiklik yapılması için de siyasi olarak üzerimize düşeni yapacağımızı burada çok net kameralar önünde de söylüyorum. Bu eski bir iştir, TRT'nin yek yayıncı olduğu, kamu yayıncılığının dışında hiçbir yayıncılığın yapılmadığı döneme ilişkin bir uygulamadır. Yani herhangi bir televizyon kanalı, neden televizyon yayınlarını seçim dönemi yaparken eşit davranmak zorunda olsun? O televizyon kuruluşunun parasını devlet vermedi ki. O televizyon kuruluşu kamusal yayın yapmıyor ki, ticari bir faaliyette bulunuyor. Dolasıyla basınla ilgili olan kurumlardan seçim zamanlarında 'her partiye eşit şekilde yer verin' beklentisi doğru bir beklenti değildir."Her siyasi partinin veya adayların kendine yakın yayın kuruluşunu bulabileceğini ve onlar üzerinden kendi görüşlerini kamuoyuyla paylaşabileceğini aktaran Kurtulmuş, "A partisine yakın olan bir medya kuruluşuna, 'illa sen A partisi kadar B partisine de yer vereceksin' demek, bir adalet arayışı değildir" diye konuştu.- "Olağanüstü ağır cezalar verildi"Bu eleştiri ile 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde sıkça karşılaştıklarının altını çizen Kurtulmuş, YSK'nın bu raporlara dayanarak bazı kanallara olağanüstü ağır cezalar verdiğini anımsattı.Bunun kabul edilebilir bir yanı olmadığını açıklayan Kurtulmuş, aynı zamanda basın özgürlüğü ile de bağdaşmadığını bildirdi.Kurtulmuş, "Dolasıyla basın özgürlüğü diyenlerin aynı zamanda televizyon kurumlarının seçim dönemlerinde ekranlarının karartılmasının da bir basın özgürlüğüne karşı ihlal olduğunu dile getirmeleri gerekir" dedi.İsteklerinin bu işi sadece parlamentoda çözmek olmadığını vurgulayan Kurtulmuş, meslek kuruluşları marifetiyle bir kamuoyu oluşmasını da arzu ettiklerini belirtti.Kurtulmuş, "Bu çerçevede biz de hükümet olarak RTÜK Yasası'nın değiştirilmesi ile ilgili prensip görüşlerimiz bu yöndedir. Bu anlamda adımlar atacağız ama istiyoruz ki beraber çalışalım. Sizler de elinizi taşın altına koyun" ifadesini kullandı.- Kamu spotlarıyla ilgili düzenlemeAnadolu medyasının ne kadar zor ayakta durduğunu bildiklerini aktaran Kurtulmuş, özellikle kamu spotları ve ilanları ile ilgili bir düzenleme yapılmasının bu yayıncıları rahatlatacağını düşündüğünü bildirdi. Kurtulmuş, bu konuyla ilgili yayıncılardan somut teklif beklediklerini söyledi.Kurtulmuş, Türkiye'nin tezlerinin tüm dünyada çok güçlü şekilde anlatılması için güçlü bir medyaya ihtiyaç olduğunu vurguladı.Numan Kurtulmuş, şunları kaydetti:"Çok fazla satan, çok reyting alan bir gazete veya televizyon, çok iyi bir medya kuruluşudur anlamına gelmez. Çok iyi ve başarılı bir medya kuruluşu, halkın talep ve beklentilerini dile getiren, bu ülkenin ulusal çıkarlarını koruyan, bu ülkenin milli menfaatlerini her türlü meselenin üzerine koyan, ortak meseleler üzerinde gerçekten buluşabilen, milletin bütün fertlerinin hak ve onurunu, şerefini, kendisinin hakkı ve onuru, şerefi olarak gören bir medya anlayışı ile olabilir."Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı İlhan Yerlikaya, medyanın bir silah olmadığını belirterek "Silah olarak kullanmamak lazım çünkü medya kamu adına görev yapan bir kurumdur" dedi.Yerlikaya, Anadolu Yayıncılar Derneğince Ankara Ticaret Odasında düzenlenen "Kurumlar, Kurallar ve Yeni Medya Düzeni Çalıştayı"nda yaptığı konuşmada, yerel basının, Türkiye'de çoğulculuğu sağladığını ifade ederek, demokratik ülkelerde çoğulculuğun önemine dikkat çekti. Türkiye'de radyo, televizyon ve yazılı basın bağlamında özellikle son 15 yıl içerisinde çoğulculuğun sağlandığını dile getiren Yerlikaya, şu değerlendirmelerde bulundu: "Tabii ki çoğulcu medya iyidir ama çoğaldıkça da rekabet şartları artıyor. Bu sefer reyting ve tiraj kaygıları başlıyor. Reyting ve tiraj kaygıları başlayınca da yavaş yavaş bozulma başlıyor çünkü yarışa girince insan kontrolden çıkıyor. Reytinglerde buna 'kirli reyting' diyorum. Televizyonlarımız da istemeyerek yarış etabına girdikleri için bazı olumsuz içerikler, kirli reytingler oluşuyor. Bu reytingler içerisinde kimi zaman müstehcen kimi zaman şiddet içeren kimi zaman da isteyerek veya istemeyerek teröre destek verecek mahiyette yayınlar maalesef oluyor." "Kirli reyting"in, yayıncılar açısından parayı ve kazancı kirletmek anlamı taşıdığını vurgulayan Yerlikaya, "Kirli reyting yapan bir programa eğer reklam veriyorsanız, siz paranızı da kirletiyorsunuz" ifadesini kullandı."Medya silah değildir"Yerlikaya, yerel yayıcıların çok zor şartlarda ve sınırlı imkanlarda çalıştığına dikkati çekerek reklam gelirleri bakımından da bazı sorunlar yaşandığını kaydetti.Anadolu Yayıncılar Derneğin Başkanı Sinan Burhan ATO Meclis Salonunda düzenlenen Kurumlar, Kurallar ve Yeni Medya Düzeni Çalıştayı'nda yaptığı konuşmada Anadolu medyasının sorunlarını dile getirdi Burhan, 1 Kasım seçimleri öncesinde özel radyo ve televizyon kanallarının çok sayıda ceza alması nedeniyle yayıncılık yapılamaz hale gelmişti. Bu cezaların nedenleri ve çözüm yolları bu çalıştayda ele alınacak dedi. Çalıştayda gündeme gelecek en önemli konulardan biriside kamu spotlarının ücretli yayınlanması konusu. Sinan Burhan: “Anadolu televizyonlarının daha da güçlenmesi için tıpkı gazetelerde olduğu gibi devletten ilan almaları gerekir. Gazetelere devlet nasıl destek veriyorsa televizyonlara da destek verilmelidir. Devletten destek almayan televizyonlar birde RTÜK'e katkı payı ödüyorlar. Türksat'a ödeme yapıyorlar. Bu konularda da düzenleme gerekir” diye konuştu. Konunun tüm taraflarını bir araya getirdiklerini belirten Burhan katılım sağlayan herkese ayrı ayrı teşekkür etti.PANELDE YSK VE RTÜK KANUNUNDAN KAYNAKLANAN CEZALAR ELE ALINDIŞeref Malkoç- Ak Parti YSK üyesi- Oturum BaşkanıHasan Tahsin Fendoğlu- RTÜK Eski Başkan VekiliMehmet Akarca- ATV Ankara Temsilcisi- Turkuaz GrupAli Em- YSK Eski BaşkanıPanelde medyanın genel sorunları ve medyanın geleceğine ilişkin çözüm önerileri tartışıldı. 

















