
Özel Öztan Hastanesi Başhekimi Dr. Metin Deniz SAVAŞ açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Konya Şehir Hastanesi, kardiyoloji uzmanı Doktor Ekrem Karakaya görevi başında hastalarına hizmet verirken genel menfur bir saldırıya uğradı. Kurşunlanarak şehit edildi.
Ilk müdahaleyi arkadaşları yaptı. Ama maalesef kurtulamadı. Şimdi bu karşılaştığımız ne ilk ne de son saldırı.
Ama eğer önlem alınmaz, insanlarımız aklını başına almazsa gerçekten bu acı olayların devamı çok acı şekilde devam edecek.

Dün akşam haberi aldıktan sonra bütün sağlık çalışanları gibi bizler de derin üzüntü duyduk. Hastanemizdeki hem hekim hem de tüm sağlık çalışanlarımızla dertleştik.
Bizi bizden daha iyi anlayan kimse yok. Birbirimize içimizi döktük. Hastane idaresi olarak Burak Bey'le konuştuk. Ne yapabiliriz? Artık yeter, bir farkındalık yaratmamız lazım. Evet, şu ana kadar zannedersem, belki Türkiye'de ilk defa bir özel hastane sağlıkta çalışanlara karşı artık yeter diyor.
Evet daha önceki olaylarda kamu hastanelerindeki arkadaşlarımızın zaman zaman değil her olayda bir tepki ortaya koyduğunu biliyoruz. Ama hiçbir zaman birliktelik sağlayamadığımız için bu olaylar önlenmedi, gerekli tedbirler alınmadı. Ne yapalım? Düşüncesinin tabii sonucu şu oldu.
Hastanemiz sağlık hizmeti vermeye devam etsin. Insanlarımızı mağdur etmeye, sağlık problemini çözmek için hastanemize gelen insanların bir suçu yok. Sağlık hizmeti vermeyerek zaten problemi çözemiyoruz.

Ama saat başı hastanemizde anonslar yaparak bugün hastanesine gelen tüm insanlarımız bir şeylerin değişmesi gerektiğini anlasın istedik. Başka ne istedik? Saat onda poliklinik hizmetlerine ara verelim. Sadece hastane çalışanlarımız değil, tüm hastalarımız refakatçilerimiz, ziyaretçilerimiz de bu olaya ortak olsun. Duyduklarını, gördüklerini etraflarına anlatsın. Halka halka yayılsın istedik. Istedik ki artık bu şiddet son bulsun. Eğer şiddet son bulmazsa inanın olan gene insanımız olacak. Sağlık hizmeti alamayacak duruma geleceğiz. Dünkü konuşmadan sonra evet klasik bir bildiri hazırlar. Basına verir. Sizlerin karşısında okurduk. Ama hiçbir bilgileri insanın duygularını ifade etmiyor.
Yalan kalıyor. Istedim ki ben arkadaşlarıma duygularımı da ifade edeyim. Onların duygularına tercüman olayım.

Sağlık çalışanı kim? Sağlık hizmeti ne anlama geliyor? Bunu huzurlarınızda bir kere daha tekrarlamak maalesef tedbir almayanlara bir kere daha duyurmak istiyoruz. Tarih boyunca
Insanoğlu her zaman sağlık problemleri için arayışta olmuştur. Gelişmeler ışığında kimi zaman şifacı, kimi zaman şaman, kimi zaman bir şekilde o toplumda doğru ya da yanlış, bu işi yaptığına inanan kişilere gidilmiştir. Ve o kişiler her zaman saygı duyulmuş, hastalığını iyilendirmediği için, iyileştiremediği için hiçbir şifacı öldürülmemiştir.
Insanoğlunun gelişimine paralel olarak gelişen tıp ilmiyle beraber artık günümüzde tıbbın pozitif ilinin gelmiş olduğu noktada evet pek çok problemi çözebiliyoruz. Ama haşa cana can katamıyoruz.
Hala kaybettiğimiz hastalarımız var. Onların acısını da ailelerinden çok bizler çekiyoruz. Şimdi sağlık çalışanı kimdir diye sorduğumuzda sizlerden biri Ayşe teyzenin oğlu, Cemal amcanın kızı, falanca teyzenin torunu. Sizlerin içinden çıktık. Bir tahsil yaptık. Bu tahsil uzun ve zahmetli.
Hayatının yarısı otuz beş yılı eğitimle geçiyor. Gençliğini yaşayamıyor ve mesleğin özü itibariyle mesai saatlerine bağlı olmayan yirmi dört saat aktif olmak zorunda kalan bir mesleği icrada icra eden sağlık çalışanları maalesef hizmet verdikleri tarafından şiddete uğruyor. Arkadaşlar bunun anlaşılır hiçbir yanı yok." dedi.
"Konya Şehir Hastanesi, kardiyoloji uzmanı Doktor Ekrem Karakaya görevi başında hastalarına hizmet verirken genel menfur bir saldırıya uğradı. Kurşunlanarak şehit edildi.
Ilk müdahaleyi arkadaşları yaptı. Ama maalesef kurtulamadı. Şimdi bu karşılaştığımız ne ilk ne de son saldırı.
Ama eğer önlem alınmaz, insanlarımız aklını başına almazsa gerçekten bu acı olayların devamı çok acı şekilde devam edecek.

Dün akşam haberi aldıktan sonra bütün sağlık çalışanları gibi bizler de derin üzüntü duyduk. Hastanemizdeki hem hekim hem de tüm sağlık çalışanlarımızla dertleştik.
Bizi bizden daha iyi anlayan kimse yok. Birbirimize içimizi döktük. Hastane idaresi olarak Burak Bey'le konuştuk. Ne yapabiliriz? Artık yeter, bir farkındalık yaratmamız lazım. Evet, şu ana kadar zannedersem, belki Türkiye'de ilk defa bir özel hastane sağlıkta çalışanlara karşı artık yeter diyor.
Evet daha önceki olaylarda kamu hastanelerindeki arkadaşlarımızın zaman zaman değil her olayda bir tepki ortaya koyduğunu biliyoruz. Ama hiçbir zaman birliktelik sağlayamadığımız için bu olaylar önlenmedi, gerekli tedbirler alınmadı. Ne yapalım? Düşüncesinin tabii sonucu şu oldu.
Hastanemiz sağlık hizmeti vermeye devam etsin. Insanlarımızı mağdur etmeye, sağlık problemini çözmek için hastanemize gelen insanların bir suçu yok. Sağlık hizmeti vermeyerek zaten problemi çözemiyoruz.

Ama saat başı hastanemizde anonslar yaparak bugün hastanesine gelen tüm insanlarımız bir şeylerin değişmesi gerektiğini anlasın istedik. Başka ne istedik? Saat onda poliklinik hizmetlerine ara verelim. Sadece hastane çalışanlarımız değil, tüm hastalarımız refakatçilerimiz, ziyaretçilerimiz de bu olaya ortak olsun. Duyduklarını, gördüklerini etraflarına anlatsın. Halka halka yayılsın istedik. Istedik ki artık bu şiddet son bulsun. Eğer şiddet son bulmazsa inanın olan gene insanımız olacak. Sağlık hizmeti alamayacak duruma geleceğiz. Dünkü konuşmadan sonra evet klasik bir bildiri hazırlar. Basına verir. Sizlerin karşısında okurduk. Ama hiçbir bilgileri insanın duygularını ifade etmiyor.
Yalan kalıyor. Istedim ki ben arkadaşlarıma duygularımı da ifade edeyim. Onların duygularına tercüman olayım.

Sağlık çalışanı kim? Sağlık hizmeti ne anlama geliyor? Bunu huzurlarınızda bir kere daha tekrarlamak maalesef tedbir almayanlara bir kere daha duyurmak istiyoruz. Tarih boyunca
Insanoğlu her zaman sağlık problemleri için arayışta olmuştur. Gelişmeler ışığında kimi zaman şifacı, kimi zaman şaman, kimi zaman bir şekilde o toplumda doğru ya da yanlış, bu işi yaptığına inanan kişilere gidilmiştir. Ve o kişiler her zaman saygı duyulmuş, hastalığını iyilendirmediği için, iyileştiremediği için hiçbir şifacı öldürülmemiştir.
Insanoğlunun gelişimine paralel olarak gelişen tıp ilmiyle beraber artık günümüzde tıbbın pozitif ilinin gelmiş olduğu noktada evet pek çok problemi çözebiliyoruz. Ama haşa cana can katamıyoruz.
Hala kaybettiğimiz hastalarımız var. Onların acısını da ailelerinden çok bizler çekiyoruz. Şimdi sağlık çalışanı kimdir diye sorduğumuzda sizlerden biri Ayşe teyzenin oğlu, Cemal amcanın kızı, falanca teyzenin torunu. Sizlerin içinden çıktık. Bir tahsil yaptık. Bu tahsil uzun ve zahmetli.
Hayatının yarısı otuz beş yılı eğitimle geçiyor. Gençliğini yaşayamıyor ve mesleğin özü itibariyle mesai saatlerine bağlı olmayan yirmi dört saat aktif olmak zorunda kalan bir mesleği icrada icra eden sağlık çalışanları maalesef hizmet verdikleri tarafından şiddete uğruyor. Arkadaşlar bunun anlaşılır hiçbir yanı yok." dedi.


















