
GÜNEŞHAN; “Ben ülkemi seviyorum. Kendimi “Atatürk Cumhuriyeti”ne borçlu hissediyorum. Borçlu hissettiğim için de saniyemin, bir tek anımın bile boşa geçmesini istemiyorum. Halbuki ben altmışıma gelmiş bir insanım. Çalışmama da gerek yok belki ama ben öyle düşünmüyorum. Ben bu ülkeye verilebilecek en büyük hizmetin eğitim ve üretim olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda da ben ben bu devletin Atatürk Cumhuriyeti’nin bir ferdiyim. Yani ne gibi görev düşerse ben oradayım” dedi.GÜNEŞHAN “Aylar öncesi ki geçen bizim genel kurulumuz vardı. On dört Eylül’de on dört Eylül’de bizim Uşak OSB’de, Uşak OSB’de. Düşünün yani genel kurul yönetim kuruluna yanlış anlamayın. Örtülü ödenek yetkisi verilir gibi yani yönetim kuruluna bağış yetkisi verdi. Miktarı belirsiz, rakamın bellisiz, kime vereceği belirsiz, nereye verildiği bellisiz böyle bir yetki alındı. Bir Özgür Uşak’taki yaşayan bir fert bir sanayici bunu yapmamalı. Ki ben açıkçası üzülüyorum.Böyle bir şey olmamalı yani. Bu da beni açıkçası üzüyor ve inşallah bunun da sonu umutla bitecektir, ışıkla bitecektir. Bu devran böyle gitmeyecektir diye düşünüyorum. Onun için herkesi ben duyarlı olmaya çağırıyorum. Uşak hepimizin ortak değeri.
Hepimiz ülkemize sahip çıkmalıyız. Duyarlı olmalıyız. Siyaseti boş verelim biz. Siyaseti kim yapıyorsa hakikaten insanlığa, Atatürk cumhuriyetine bir şey verecekse versin. Biz onların tabii ki bütün önerilerini dinleriz biz. Doğruda hep beraberiz. Ama yanlışta da hep beraber duyarlı bir şekilde ayağa kalkmamız lazım. Yani şu anda insanlar sessiz olduğu için, suskun olduğu için buna üzülüyorum. Yani toplumun üzerinde bir ölü toprağı var. Bir sessizlik var. Yani inanın şu anda mutlu insan yok ya. Zengin de mutsuz. Fakir de mutsuz, çalışan da mutsuz. Herkes mutsuz. Son yirmi yılda özellikle bu daha da arttı. Yani insanların gülmeye ihtiyacı var. Mutlu olmaya ihtiyacı var diye düşünüyorum” dedi.
Hepimiz ülkemize sahip çıkmalıyız. Duyarlı olmalıyız. Siyaseti boş verelim biz. Siyaseti kim yapıyorsa hakikaten insanlığa, Atatürk cumhuriyetine bir şey verecekse versin. Biz onların tabii ki bütün önerilerini dinleriz biz. Doğruda hep beraberiz. Ama yanlışta da hep beraber duyarlı bir şekilde ayağa kalkmamız lazım. Yani şu anda insanlar sessiz olduğu için, suskun olduğu için buna üzülüyorum. Yani toplumun üzerinde bir ölü toprağı var. Bir sessizlik var. Yani inanın şu anda mutlu insan yok ya. Zengin de mutsuz. Fakir de mutsuz, çalışan da mutsuz. Herkes mutsuz. Son yirmi yılda özellikle bu daha da arttı. Yani insanların gülmeye ihtiyacı var. Mutlu olmaya ihtiyacı var diye düşünüyorum” dedi.















Muhteşem güzel bir tablo yolunuz hep açık olsun
Merhaba BEKİR BEY. BESNİ'NİN CAMUŞÇU KÖYÜNDEN. ASKERLİK ARKADAŞİYİZ.