
Diyanet-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Yaman yaptığı basın açıklamasında Diyanet-Sen'in idealleri hakkında bilgiler verdi.
Diyanet-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Yaman;
"21 yıllık sendikal hayatımızda toplumumuza güzel anılar ve güzel kazanımlar yaşattık. Bundan sonra da yaşatmaya devam etme konusunda hepimizin gayretleri çok nettir. Bu gayret bu bereketi arttıracaktır.Üyesinin ekonomik sosyal ve mali özlük haklarına ilişkin mesafe kat etmek, temel hak ve hürriyetleri teminat altına almak, ülkesini korku tünelinden çıkarmak, teneffüs imkanı yakalatmak, vesayetin millet iradesi üzerinden kalkınmasına vesile olmak ve örgütlü gücüyle buna katkı sunmak, ülkeyi yaşanabilir bir zemine taşımak ve bu bu ülkede gelir dağılımında adaleti temin ederek, açlık ve yoksulluk sınırı arasında çalışan kalmadığı, refah sınırında çalışanların ücret aldığı bir zemini ve ulusal adaleti sağlamak bizim genelde hedefimizdir. Bizim sorumluluğumuz bu ülkenin ulusal sınırları içerisinde olamaz. Çünkü biz yaptığımız kadar, yapmamız gerekirken yapmadıklarımızdan da hesaba çekileceğini bilen inancın, idealin insanlarıyız. Özelde üyemiz, genelde ülkemiz, evrensel anlamda yerküremiz idealiyle çalışmak, gayret etmek noktasında kodlanmış bir teşkilatız. Sorumluluk alanımız ülkemiz diyebiliriz ama mücadele alanımız yerküremizdir.Yer kürenin tamamındaki mağdur ve mazlumlara karşı kendilerimizi sorumlu hissediyoruz. 'Mazlumun ve mağdurun dini sorulmaz' diyoruz. Gücümüz yetmeyebilir ancak bizi kurtaracak olan şey niyetimiz ve istikametimizdir. Diyanet-Sen olarak, Memur-Sen olarak tıpkı Gazze'de, Suriye'de, Keşmir'de, Filistin'de, Arakan'da dünyanın bir çok islam beldesinde yaşanan felaket ve afet süreçlerinde elini taşın altına koyup 'Herkes bir şeyler ortaya koysun, bir ereketi başlatalım ve bir toplumsal duyarlılığı tetikleyelim' dediği gibi Filipinler ve Nepal'de din bağımızın olmadığı bir yerde meydana gelen depremde 'Biz buradan hesaba çekiliriz, herkes karınca kararınca bir şeyler yapsın deyip bir başla bu iddia ve idealin gereğidir." ifadelerinde bulundu.
Diyanet-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Yaman;
"21 yıllık sendikal hayatımızda toplumumuza güzel anılar ve güzel kazanımlar yaşattık. Bundan sonra da yaşatmaya devam etme konusunda hepimizin gayretleri çok nettir. Bu gayret bu bereketi arttıracaktır.Üyesinin ekonomik sosyal ve mali özlük haklarına ilişkin mesafe kat etmek, temel hak ve hürriyetleri teminat altına almak, ülkesini korku tünelinden çıkarmak, teneffüs imkanı yakalatmak, vesayetin millet iradesi üzerinden kalkınmasına vesile olmak ve örgütlü gücüyle buna katkı sunmak, ülkeyi yaşanabilir bir zemine taşımak ve bu bu ülkede gelir dağılımında adaleti temin ederek, açlık ve yoksulluk sınırı arasında çalışan kalmadığı, refah sınırında çalışanların ücret aldığı bir zemini ve ulusal adaleti sağlamak bizim genelde hedefimizdir. Bizim sorumluluğumuz bu ülkenin ulusal sınırları içerisinde olamaz. Çünkü biz yaptığımız kadar, yapmamız gerekirken yapmadıklarımızdan da hesaba çekileceğini bilen inancın, idealin insanlarıyız. Özelde üyemiz, genelde ülkemiz, evrensel anlamda yerküremiz idealiyle çalışmak, gayret etmek noktasında kodlanmış bir teşkilatız. Sorumluluk alanımız ülkemiz diyebiliriz ama mücadele alanımız yerküremizdir.Yer kürenin tamamındaki mağdur ve mazlumlara karşı kendilerimizi sorumlu hissediyoruz. 'Mazlumun ve mağdurun dini sorulmaz' diyoruz. Gücümüz yetmeyebilir ancak bizi kurtaracak olan şey niyetimiz ve istikametimizdir. Diyanet-Sen olarak, Memur-Sen olarak tıpkı Gazze'de, Suriye'de, Keşmir'de, Filistin'de, Arakan'da dünyanın bir çok islam beldesinde yaşanan felaket ve afet süreçlerinde elini taşın altına koyup 'Herkes bir şeyler ortaya koysun, bir ereketi başlatalım ve bir toplumsal duyarlılığı tetikleyelim' dediği gibi Filipinler ve Nepal'de din bağımızın olmadığı bir yerde meydana gelen depremde 'Biz buradan hesaba çekiliriz, herkes karınca kararınca bir şeyler yapsın deyip bir başla bu iddia ve idealin gereğidir." ifadelerinde bulundu.


















