
İnay Hanı Ulubey ilçesi İnay sınırlarındadır. Uşak İl merkezine 40 km uzaklıkta. Yerleşimin antik dönemden itibaren seyahat rotası üzerinde olduğu düşünülmekte olan, Antik dönemde yerleşim kalıntılarıyla birlikte köy içerisinde 16. yüzyılda ya da bazı görüşlere göre Selçuklular döneminde yapıldığı düşünülen kervansaray ve kervansaray önünde aynı tarihte yapıldığı düşünülen tek gözlü köprü de bunu doğrulamaktadır. Kervansaray yakın zamanda restore edilmiştir. 16. yüzyılda da Selçuklular döneminde kervansaray ve kervansaray önünde aynı tarihte yapıldığı düşünülen tek gözlü köprüsü ile İnay Kervansarayı yakın zamanda restore edilmiştir.İnay’da 1622 yılı Osmanlı kaynaklarında yerleşim Kütahya Sancağı'nın bir kazası konumundaydı1831 yılı sayımında da Hüdavendigar vilayetinin Kütahya Sancağı'na bağlı kaza merkezi olan İnay ve kaza genelinde sadece Müslüman nüfus bulunmaktaydı.Türk mimari stili ile inşa edilen İnay Kervansarayı 16. yüzyıl Selçukluların en parlak dönemlerinde inşa edilmiş muhteşem bir yapıdır. İnay Kervansarayı Hangi Amaçla Kuruldu?İnay Köyü merkezinde köy içerisinde yer alan tarihi bir yapıdır. M.S. 1500 yıllarında (16. yüzyıl) yapılmış taş yapıdır. Üzeri önceleri toprak örtü iken sonradan çatı yapılarak kiremitle örtülmüştür. İçerisi kemerli bölmeler halindedir.İnay hanı Türk mimari stili ile inşa edilen 16. yüzyıl Selçukluların en parlak dönemlerinde inşa edilmiş muhteşem bir yapıdır.Kervansaray, kervanların ticaret yolları üzerinde kurulan konak yeridir. Kervansaraylar ilk defa milattan önce 5. yüzyılın başlarına doğru Ahameniş İmparatorluğu tarafından yaptırılmıştır. Önceleri askeri savunma için düşünülmüş, zamanla artan ticaret ve dini ihtiyaçları karşılaması için genişletilmiştir. Selçuklu devrinde ticari yol ağı üzerinde kervanların akşamları güvenli bir şekilde konaklamaları ve ihtiyaçlarını görmeleri için sultan hanı da denilen kervansaraylar yapılmıştır. Büyük ticaret yolları üzerinde kurulmuş olan Selçuklu kervansaraylarının aralarındaki uzaklıklar, deve yürüyüşü ile günde dokuz saat, yani 40 kilometre esas tutularak saptanmıştır. Çevrelerindeki yüksek duvarlarla korunan ve barış zamanlarında pazaryeri olarak da iş gören bu kervansaraylar savaşta kale olarak da kullanılırdı. Selçuklu kervansarayları üç genel tipe uygun olarak yapılmışlardır. Bunlar, yazlık denilen avlulu, kışlık denilen kapalı ve her iki türün birleştirilmesinden oluşan karma tiplerdir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde şehirlerdeki hanlar ticaret ve konaklamak için yapılmış gelir getirici vakıf yapılarıdır.Kervansaray kavramı ilk defa milattan önce 5. yüzyılın başlarına doğru Ahameniş İmparatorluğu tarafından kaynaklara geçirilsede ticaret yollarının en önemli yapıları haline geldi. Selçuklular içinde kervansaraylar çok önemli yapılardı. Selçuklu kervansarayları başlangıçta, yolcuların ve kervanların konaklamaları ve ihtiyaçlarını görmeleri için, semerci, urgancı, nalbant, demirci gibi atölyeleri, mutfak, hamam, tıbbi yardım, çayhane veya kahvehane, yatak bölümü, binek ve yük hayvanları için yarı kapalı bölümü, hatta bazılarında Mescit bile bulunurdu. Hanlarda verilen hizmetlerden para alınmazdı.Kervansaraylar Selçuklu Sultanları ve devlet adamlarınca vakıf olarak kurulmuştur. Bir kervansarayın temel işleyişini sağlayan yasal ve parasal mekanizma, döneme ilişkin vakfiyelerde tanımlanmıştır. Kervansaray çalışanları; çalışanlar başında yer alan nazır, kontrolleri yapan bir müsrif, bir mütevelli (handa olması gerekmiyor), bir hancı, bir muzif (sorumlu müdür), emir havayıcı (gerekli erzak ve malzemeyi sağlayan), aşhanede bir aşçı, bir baytar ve atlı bir hizmet adamı, mescit için bir imam ve müezzin olarak kaydedilmiştir. Bir kervansarayda yerli ve yabancı ayırt edilmeksizin herkese üç gün yiyecek - içecek verilmiş, değişik din, dil ve ırktan olan insanlar bu mekânlarda bir tür dünya vatandaşlığı yaşamışlardır.Kervansaraylar, kervanların gün boyunca süren yorucu yolculuktan sonra konaklamalarını, bu arada yolcuların ve hayvanların her türlü ihtiyaçlarını karşılayabilecek yatakhane, aşevi, erzak ambarı, depolar, ahırlar, mescit, şadırvan, hamam, eczane, ayakkabıcı, nalbant için gerekli mekânlar bulundurmakta ve bu hizmetleri karşılıksız vermektedirler. Kervansarayların boyutları, üzerine inşa edildikleri yolun, ticaret hacmine, dolayısıyla konaklayacak kervanların büyüklüğüne ve yaptıranların gücüne bağlı olarak değişmiştir.

















