
Platform Sözcüsü Funda Öz Akcura, "Murat Dağı Yok Olmasın Platformu olarak:
İlk günden itibaren süreci takip eden ve davanın açılması ve kazanılmasında tartışmasız en önemli unsur olan Uşak Barosu ile;
2017’de, Çevre Gönüllüleri Derneği ile mücadelenin fitilinin ateşlendiği ve 10 bine yakın broşür dağıtarak başlattığımız imza kampanyasıyla;
Çeday ve Avçay öncülüğünde aynı yıl yapılan “Suyumuza Toprağımıza Sahip Çıkıyoruz” mitingi ile;
Tema Uşak Temsilciliği’nin hazırladığı mücadelenin ana hatlarını belirleyen Murat Dağı raporu ışığında yapılan halk buluşmalarıyla,
Gediz Karaağaç ve Sumaklı köylerinin tüzel kişilik olarak davacı olmasını da sağlayan 30’a yakın köy toplantısı, Tolga Çandar Avgan konseri ve konunun uzmanlarıyla yaptığımız açık ve kapalı hava toplantıları, paneller, piknikler ile;
2018’de Mimarlar Odası’nın “Murat Dağına Sahip Çıkıyoruz” temalı bölge toplantısıyla;
İnşaat Mühendisleri Odası’nın “yöre halkı için olan her şeyde biz de varız” diye verdiği desteğin morali ile
19 Ağustos 2019’da 5 bine yakın vatandaşla yaptığımız Karaağaç Buluşması ve
nihayet 2019 Kasımında Şevval Sam Konseri ile taçlandırdığımız faaliyetlerimizle;
Platform bileşenleri olarak bu mücadelenin örgütlenmesi ve kazanılmasında ön ayak olduğumuz için mutlu ve gururluyuz.
Güçlerimizi birleştirip “biz” olmayı başararak bu süreci alnımızın akı ile başarmanın haklı gururunu yaşıyoruz.Bilindiği gibi Murat Dağı, Ağrı Dağı’ndan sonra Türkiye’nin en büyük ikinci su havzasına sahip.
Uşak başta olmak üzere yağış rejiminden iklimine dek Ege Bölgesi’nin ekolojisini belirliyor. Murat Dağına sahip çıkmak, “su ve temiz/sağlıklı gıda”ya ulaşma hakkına sahip çıkmaktır.
Gittikçe kuraklaşan dünyamızda ve su fakiri ülkemizde Murat Dağı mücadelesi, ilk günden beri “yaşam mücadelesi”dir.
Ve corona ile yaşadığımız pandemi süreci, gıda egemenliği ve temiz su kaynaklarının öneminin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi
Murat Dağında maden şirketi ve Bakanlığa karşı davanın kazanılması bu yüzden çok değerli ve anlamlıdır.Bitti mi her şey?
Hayır.
Şirket 2019/7 sayılı genelge ile ÇED dosyasını revize ederek maden açılmasını yeniden isteyebilir.
Dün Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum şu ana değin böyle bir başvuru olmadığını söylese de, bu olmayacağı anlamına gelmiyor.
Diğer yandan Murat Dağı’ndan tertemiz çıkan Banaz Çayı hızla kirleniyor. Daha birkaç hafta önceki katran gibi görüntü hâlâ hafızamızda. Ve sorumluları hâlâ bulunamadı.
Dokuzsele çayı artık su değil, zehir akıyor.
Banaz Bahadır ve çevresinde nikel madeni olasılıklarından bahsediliyor. Keza Murat Dağında çeşitli madenlerle ilgili 20’ye yakın şirketin ruhsat aldığını da biliyoruz.
Tüm bu tehlikeleri dikkate aldığımızda Küçükler Barajı su havzası koruma projesinin acilen tamamlanması gerekmektedir. Uşak Belediyesi’nin hızla bu konuyu tamamlamasını bekliyoruz." ifadelerinde bulundu.Muratdagının kurtulmasına sevinen insanlar , Eşme Kışladağdaki Tüprağ firmasının hala siyanürle altın çıkarmaya devam ettigini söyleyerek , muratdagına tepki veren mücadele edenler ,Eşme Kışladağ içinde mücadele etmeli diyor.
İlk günden itibaren süreci takip eden ve davanın açılması ve kazanılmasında tartışmasız en önemli unsur olan Uşak Barosu ile;
2017’de, Çevre Gönüllüleri Derneği ile mücadelenin fitilinin ateşlendiği ve 10 bine yakın broşür dağıtarak başlattığımız imza kampanyasıyla;
Çeday ve Avçay öncülüğünde aynı yıl yapılan “Suyumuza Toprağımıza Sahip Çıkıyoruz” mitingi ile;
Tema Uşak Temsilciliği’nin hazırladığı mücadelenin ana hatlarını belirleyen Murat Dağı raporu ışığında yapılan halk buluşmalarıyla,
Gediz Karaağaç ve Sumaklı köylerinin tüzel kişilik olarak davacı olmasını da sağlayan 30’a yakın köy toplantısı, Tolga Çandar Avgan konseri ve konunun uzmanlarıyla yaptığımız açık ve kapalı hava toplantıları, paneller, piknikler ile;
2018’de Mimarlar Odası’nın “Murat Dağına Sahip Çıkıyoruz” temalı bölge toplantısıyla;
İnşaat Mühendisleri Odası’nın “yöre halkı için olan her şeyde biz de varız” diye verdiği desteğin morali ile
19 Ağustos 2019’da 5 bine yakın vatandaşla yaptığımız Karaağaç Buluşması ve
nihayet 2019 Kasımında Şevval Sam Konseri ile taçlandırdığımız faaliyetlerimizle;
Platform bileşenleri olarak bu mücadelenin örgütlenmesi ve kazanılmasında ön ayak olduğumuz için mutlu ve gururluyuz.
Güçlerimizi birleştirip “biz” olmayı başararak bu süreci alnımızın akı ile başarmanın haklı gururunu yaşıyoruz.Bilindiği gibi Murat Dağı, Ağrı Dağı’ndan sonra Türkiye’nin en büyük ikinci su havzasına sahip.
Uşak başta olmak üzere yağış rejiminden iklimine dek Ege Bölgesi’nin ekolojisini belirliyor. Murat Dağına sahip çıkmak, “su ve temiz/sağlıklı gıda”ya ulaşma hakkına sahip çıkmaktır.
Gittikçe kuraklaşan dünyamızda ve su fakiri ülkemizde Murat Dağı mücadelesi, ilk günden beri “yaşam mücadelesi”dir.
Ve corona ile yaşadığımız pandemi süreci, gıda egemenliği ve temiz su kaynaklarının öneminin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi
Murat Dağında maden şirketi ve Bakanlığa karşı davanın kazanılması bu yüzden çok değerli ve anlamlıdır.Bitti mi her şey?
Hayır.
Şirket 2019/7 sayılı genelge ile ÇED dosyasını revize ederek maden açılmasını yeniden isteyebilir.
Dün Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum şu ana değin böyle bir başvuru olmadığını söylese de, bu olmayacağı anlamına gelmiyor.
Diğer yandan Murat Dağı’ndan tertemiz çıkan Banaz Çayı hızla kirleniyor. Daha birkaç hafta önceki katran gibi görüntü hâlâ hafızamızda. Ve sorumluları hâlâ bulunamadı.
Dokuzsele çayı artık su değil, zehir akıyor.
Banaz Bahadır ve çevresinde nikel madeni olasılıklarından bahsediliyor. Keza Murat Dağında çeşitli madenlerle ilgili 20’ye yakın şirketin ruhsat aldığını da biliyoruz.
Tüm bu tehlikeleri dikkate aldığımızda Küçükler Barajı su havzası koruma projesinin acilen tamamlanması gerekmektedir. Uşak Belediyesi’nin hızla bu konuyu tamamlamasını bekliyoruz." ifadelerinde bulundu.Muratdagının kurtulmasına sevinen insanlar , Eşme Kışladağdaki Tüprağ firmasının hala siyanürle altın çıkarmaya devam ettigini söyleyerek , muratdagına tepki veren mücadele edenler ,Eşme Kışladağ içinde mücadele etmeli diyor.


















