Türkiye'de seçim lafı geçince,ne zaman seçim olacağı hep sürpriz olur,hatta seçimin zamanında yapılması bile sürpriz olan seçimlerimiz oldu.Tüm bunları hep beraber gördük.
UŞAKDA ADAY ADAYLARI ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİKMİ YAŞIYOR.
Aslında bu yazının amacı,Uşakda son dönemlerde çok dikkat çeken ögretilmiş çaresizlik sendromu varmı ,yokmu onu biraz araştırmak.
Yoksa baştan yazalım ,söyleyelim ,mevcut veya eski hizmet etmiş siyasilerimizi performans ile degerlendirmek degildir.Performans degerlendirmelerini belki başka bir yazdıda yaparız.Ama bu yazının konusu değil.
ADAY ADAYLARI SONUCU BELLİ BİR SINAVAMI GİRİYOR..
Bir çok kişiye göre,
Uşakda artık öğretilmiş çaresizlik nedeniyle, bir çok kişi ve önemli değerlerimiz ,aday adayı bile olmaktan çekinir oldu.
Bu şehrin önemli değerleri olan bir çok siyasi isim ,parti gözetmeksizin ,artık aday adayı olduğunda, sonucu çokdan belli bir sınava girmiş gibi kendisini hissettiğini ve aday adayı olmaktan hüzün duyduğunu ve bir daha teklif gelmeden asla aday adayı olmayacağını, bizzat biz habercilere söylüyorlar.
Bir tiyatro gibi geçen aday adaylığı sürecinde,zaten sonucu belli bir gösterinin parçası olmak istemiyoruz diyenler ,artık öğrenilmiş çaresizlik sıkıntısı çekiyor, bunlarıda haberci olarak bizzat gördük,duyduk ve aday adaylarını dinleyerek yaşadık.
ÖĞRENİLMİŞ RANT SENDROMU VARMI..
Bu öğrenilmişlik çaresizlik sendromu ve teklif gelmeden aday olmam durumunun, birtek aksi tarafı var ,oda partilerden veya partilerin yerel yönetimlerinden ticari veya maddi ,manevi beklentisi olanlar aday adaylığını ,mevcut sonucu bilinen adaylara ve parti yönetimine yakın olmak için bir basamak olarak kullananlar.
Bu grup kişileri her devlet kurumunda ya terfi işi yada ihale işi takip ederken görebilirsiniz ,bunların en büyük kozu ise ben bu partinin aday adayı idim, çok çalıştım,çok para ve zaman harcadım vb diyerek muhataplarını, parti gücü ile korkutmaya çalışmaktır.
Bunu yiyenler olduğu kadar hadi yaaa ordan diyenlerde mutlaka vardır.
Uşak için sevindirici yanı bu grup öğretilmiş çaresizlik degilde ,öğrenilmiş rant sendromu olanlara ,seçilen siyasilerin pek yüz vermemesi ,çok fazla bu menfaat gruplarının arkasında durmamasıdır.Bunu da yazarak siyasilerimizin haklarını verelim.
YAKIN SİYASİ TARİH 2002 VE 2004 DEMİ BAŞLIYOR..
Yakın tarih siyasetine bir başlangıç koyarsak bu mutlaka,2002 yılındaki, Ak Parti iktidarını baz almak olur,bizde 2002 yılını baz alarak yorumlamaya devam edelim.
20 yılı geçkindir yapılan genel seçimlerde ,iktidar partisinden [Ak Parti ] toplam 6 adet farklı isim, Ankaraya Milletvekili olarak gönderilmiş, ana muhalefetden ise 3 adet farklı isim milletvekili olmuş, Muhalefetten ise sadece MHP den bir adet isim, Ankaraya ilimizi temsile gönderilmiş.
Bu durumda öğretilmiş çaresizliğin sebebi anlaşılıyor.Sakın olaki ,Ankaraya gönderdiğimiz temsilcilerimiz başarısızdır diye algılamayın ,bu yazıyı toparlayan haberci arkadaşlarımızın böyle bir ima veya aması ,lakini yoktur.Bu yazının amacını zaten yukarda verdik.
2002 yılını yani Ak Partinin iktidar olduğu dönemi yakın siyasi tarih olarak başlangıç yaparsak ilimizdeki milletvekili ve partiler aşağıdaki gibidir.
Bu tablodan da anlaşılacağı üzere Ak Partide, Ahmet Çağlayan ,Nuri Uslu ve Mustafa Çetin haricinde birer dönem milletvekilliği yapan yok.Mehmet Altay 4 dönem ,İsmail Güneş 2 dönem ,Alim Tunç da 2 dönem milletvekilliği yapmıştır.
Yani toplam 6 isimdir.
CHP ise Ak Partinin yarısı kadar isme şans tanımış,Dilek Akagün 1 defa ,Osman Çoşkunoglu 2 defa ,Özkan Yalım ise 3 defa milletvekili seçilmiştir.Yani toplam 3 adet isimdir.
MHP İse 1 adet milletvekili ile yetinmiş ve sonunda o vekilde daha sonra başka bir partiden Ankarada seçilmiştir.
Yani 1 adet isimdir.
Yani 20 yılı geçkin zamandır ilimizin, Ankara’da kaderi 10 adet isme bırakılmıştır.
Yerelde ise Belediye başkanlığında yine Ak Partinin yerel seçimlere girdiği ilk yıl olan 2004 yılı baz alındığında ,1 adet MHP li isim belediye başkanı 2009 2014 yılları arasında vatandaş tarafından seçilmiş ,diğer 3 adet isim vatandaşca Ak Partiden seçilmiş,ve şu anda bir Ak Partili isim Mehmet Çakın Uşak ili Belediye başkanı olarak görev yapmaktadır.
Yani 18 yılda Yerel yönetimlerde muhalefet bir adet [ Ali Erdogan ,MHP den 2009 -2014 yılları için seçilmiş, daha sonra görev süresi dolmadan, FETÖ Elebaşı ile ilintili olduğu gerekçesi ile MHP den ihraç edilmiş ,bağımsız olarak 2014 yılına kadar görev yapmıştır.Bu şahıs bağımsız Belediye Başkanlıgından sonra ,CHP’ye geçmiş ve CHP milletvekili adayı olmuş,fakat Belediye başkanlığı seçimindeki gibi, Uşaklı oy vermediği ve kendisini kabul etmediği için seçilmemiştir.Şimdi bu şahısın ,İyi Parti,CHP, dahil bir çok yeni kurulan parti ile adı anılmasına rağmen ,fetö ilintisi iddiası nedeniyle karşılık bulmamış ,fakat son dönemde bu fetö ilintilerinden berat ettigide söylenmesine rağmen ,hiçbir parti sürekli parti değiştiren, bazende seçildikden sonra bağımsız olarak kalan kişiye güvende sıkıntı duyduğu için yüz vermemiştir.İlerde neler olur hep beraber göreceğiz.]
Yerel yönetimlerde 3 adet de Ak Partiden yani mevcut iktidardan isim görev yapmıştır.
Yani 18 yıllık yerel yönetimler tarihimizde 4 isim söz sahibi olmuştur.
Tüm bunlar hemen hemen herkesin bildiği şeyleri tekrardan ibaret olduğunu biz habercilerde biliyoruz.
Fakat yinede bir hatırlatma dozu yapalım istedik.
Ögretilmiş çaresizliğe gelince , 2002 yılından beri partilerdeki aday adaylığında kadrolu ,profosyonel aday adayı dönemi başlamış ,her dönem aday adayı olanlar daha sonra öğrendiği aday olamama yada seçilecek sırada olmama gibi nedenlerle artık bu sendromu yaşamakta ve aday adaylığı düşünmememektedir.
Bunun istisnaları yukarda yazdık,o menfaat gruplarıda, şu partiden aday adayı idim ,şunu tanırım, bunu bilirim diye baskı unsuru sözlerine güç katıp ikna edici olmak için , aday adaylığı denemişler yada sürdürmekteler.
Birde aday adayı olup arada dolaşıverenlere ,ayıp olmasın diye yapılan lütuflardan faydalanmak isteyen gruplarıda bu istisnalara katmalıyız.
Artık Uşakda ,öğrenilmiş çaresizlik aday adaylarının nakus kaderi şekline gelmiştir , bu nedenle bu aday adayları, bir daha aday adayı olmak istememekte ,konu figürü olmakdan öteye gidemedikleri için,toplumdada garip garip takip edilmenin sıkıntısını yaşamaya başlamışlar.
Her dönem her yere adayım hep adayım ,her zaman adayım diyenleri ayırarak, gerçekden adaylık vasıfını taşıyıp hizmet amacı ile yola çıkanlar bu yazımızın konusu değildir.Onlara saygı duyuyoruz.







