Annemi çıldırttığımız zamanlar olurdu; onun en yorulduğu pazar günlerinde dışarıda oynayıp üzerimizi mahvetmek, O cam silerken devrilip yatmak, plan defterini yazarken ikizlere bakmamak, misafir gelince sofradan çöp bile kaldırmamak. Çok basit ama stres ve yorgunlukla ve de 4 çocukla başederken etraf size battığı için sizin önemsediğiniz ama çok da ehemmiyeti olmayan şeylere köpürmek. Şimdi düşünüyorum da aile olduğunuzda ne çok şeyle dertleniyorsunuz . Hayatınıza giren herkes sizin yükünüzü arttırıyor
ve eğer eyvallahsız bir insan değilseniz dert sizi buluyor çözmeniz için. Bu kadar insanla beraberken , öğrencilerinizi okutmaya çalışırken ekonomik olarak iyi olsanız da yorulur ve çaresiz kalırsınız. Yavaş yavaş çocuklarınız büyür ve paranız yetmeyince ek işler yaparsınız yetkinliğiniz dahilinde. Annem emekli olunca 4 üniversite öğrencisi çocuğuna destek olmak için 2 çok sevdiği çocuğa bakmıştı. Babam ise memurluğu bildiği için kendisine uygun 2. bir işi çok zor bulmuştu. Çocukluğumuzda hiç farkında değildik, ergenliğimizde ise bunların hiçbirini anlamıyorduk , anlayamıyorduk.
Belki bu yaşımda benim için paranın öneminin olmaması, herkese hediye alarak hiç birikim yapmamam ya da herkesin savruk görmesi , her işi bilabedel yapmam annemlerde yaşadığım ama onları anlamadığım günlerdeki ekonomik travmadır. Paranın bana söz geçirmesine tahammül edemediğimden olacak onu başkalarıyla paylaşmak beni sevindiriyor. Annemin çoğu zaman beni şirazeden çıkardınız dediğini hatırlıyorum bu zor ve stresli günlerde. Şiraze aslında her an yanımızda olan, okumaktan zevk aldığımız kitapların yapraklarını üstten tutmayı sağlayan genelde kırmızı olarak bulunan bir şerit.

Ailenizde hazin olaylar olmuştur. İş yerinde çalışmanıza ket vuran takıntı yapmasanız da sizi içten kemiren günler vardır. Bunlardan farkında olmadan çok fazla yıpranmış ve bazen bunları etrafınızda sevdiğiniz insanlara yansıtmak zorunda kalmış ve kendinizin bile inanamayacağı patlamalar yaşamışsınızdır. Kitapların şirazesi koparsa o düzgün görünümlü tek tek sıralanmış yapraklar bir bir kopar ve etrafa dağılır. İşte o delirdiğiniz anlar hayatınızı ayarlayan görünmez gücünüzü yitirdiğiniz anlardır ve kırmızı şerit gibi sizi birarada tutan ipi koparıverir, yapraklar gibi dağılırsınız.
İŞTE O AN ŞİRAZEDEN ÇIKARSINIZ.
Belki kırmızı şeritiniz çok kırılgandır, belki de yıprandığını görmezsiniz, belki de çektiğiniz şey çok fecidir onu tek darbeyle yırtıverir. Sizlerin şirazeniz nasıldır çok kestiremem ama bizi bir arada tutan birçok şeyi tek tek kendimizden uzaklaştırmak, onları yıpratarak kendimize düşman etmek, hayatımızdakilerin en önemli şeyler olduğunu düşünüp etrafı yıkıp dökerek İNSANSIZ kalmak da sizi şirazeden çıkarır.Tam bunları yazarken karşımda bir aile ve yaşlıca bir bey ve bakımlı bir kadın ile 2 ergen insan vardı. Dikkatimi çekmelerinin sebebi sadece kadının sürekli ve biraz da yüksek volümde konuşuyor olmasıydı. Adam arada sırada tasdik eder şekilde gülümsüyordu. İtalyanca konuştukları için konuyu anlamasam da sanırım kadın şirazeden çıkmıştı.

Siz siz olun ŞİRAZEDEN ÇIKACAK KADAR kendinize zarar vermeyin, dağılırsınız.
Yaşamımızın birçok dileği yarım bırakarak yetmeyeceğini bilmeme rağmen tüm dilekleriniz yerine gelsin ve torunlarınızın da sizi kutlayacağı günlere erişmeniz dileğiyle ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN...







